Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Buket Akıncı, yaz aylarında artan sıcaklık ve nemin egzersiz performansı üzerindeki etkilerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.

Akıncı, sıcak havalarda vücudun ısı dengesini sağlamak için daha fazla çalıştığını belirterek, egzersiz sırasında oluşan ısının terleme yoluyla atıldığını ancak yüksek nem oranının bu süreci zorlaştırdığını ifade etti. Bu durumun vücut ısısının daha hızlı yükselmesine ve kalp-damar sisteminin daha fazla yük altında kalmasına neden olduğunu söyledi.
Nemli ortamlarda yapılan egzersizlerde dayanıklılık performansının belirgin şekilde düştüğünü aktaran Akıncı, aynı egzersiz şiddetinde kalp atım hızının arttığını ve bireylerin daha fazla efor harcadığını belirtti. Yapılan araştırmalara göre performans kaybının yüzde 10 ila 30 seviyelerine ulaşabildiğini de vurguladı.
Sıvı kaybının en önemli risklerden biri olduğuna dikkat çeken Akıncı, vücut ağırlığının sadece yüzde 2’si kadar sıvı kaybının bile performansı olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Bu oranın aşılması halinde ise ısı düzenleme mekanizmasının bozulduğunu ve sağlık risklerinin arttığını ifade etti.
Akıncı ayrıca yaz aylarında hava kirliliğinin de önemli bir risk faktörü olduğuna değinerek, egzersiz sırasında solunum hızının arttığını ve bu nedenle zararlı partiküllerin daha fazla solunduğunu belirtti. Özellikle ozon seviyelerinin yükseldiği günlerde kalp ve solunum sistemi üzerindeki yükün arttığını söyledi.
Vücudun sıcak ortama uyum sağlayabileceğini, düzenli egzersiz yapan bireylerde bu adaptasyonun 10 ila 14 gün içinde geliştiğini ifade eden Akıncı, buna rağmen yüksek nemin performans üzerindeki etkisinin tamamen ortadan kalkmadığını vurguladı.
Uzman, yaz aylarında egzersiz yapan kişilere günün daha serin saatlerini tercih etmeleri, yeterli sıvı tüketmeleri ve hava kalitesini dikkate almaları yönünde uyarıda bulundu. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireylerin risk grubunda yer aldığına dikkat çekerek, egzersizin mutlaka çevresel koşullara uygun şekilde planlanması gerektiğini ifade etti.




