Merkez Bankası’nın her ay düzenli olarak paylaştığı veriler, piyasanın profesyonelleri ile sokağın gerçekleri arasındaki algı farkını bir kez daha gözler önüne serdi. Nisan ayı itibarıyla her üç grupta da beklentilerin yukarı yönlü revize edildiği görülüyor.
Beklentilerde "Hanehalkı" zirvede
12 ay sonrası yıllık enflasyon öngörüleri gruplara göre şu şekilde gerçekleşti:
- Piyasa Katılımcıları: Finansal sektör uzmanları ve ekonomistlerin beklentisi %23,39 seviyesinde kaldı. Bu grup, diğerlerine kıyasla en iyimser beklentiye sahip kesim olarak öne çıkıyor.
- Reel Sektör: İş dünyası ve sanayicilerin 12 ay sonrası beklentisi bir önceki döneme göre 0,80 puan artarak %33,70’e yükseldi.
- Hanehalkı (Yurttaş): Enflasyonu doğrudan çarşı-pazarda hisseden vatandaşın beklentisi ise 1,67 puanlık sert bir artışla %51,56 seviyesine ulaştı.
Gruplar arasındaki uçurum dikkat çekiyor
TCMB verileri incelendiğinde, piyasa katılımcıları ile vatandaşın beklentisi arasında 2 katından fazla bir fark olduğu görülüyor. Ekonomistler enflasyonun düşüş eğilimine gireceğini öngörürken, vatandaşın %50’nin üzerindeki beklentisi "katılık" sinyali olarak yorumlanıyor.
|
Sektörel Grup |
12 Ay Sonrası Beklenti (%) |
Artış Oranı (Puan) |
|
Piyasa Katılımcıları |
%23,39 |
- |
|
Reel Sektör |
%33,70 |
+0,80 |
|
Hanehalkı |
%51,56 |
+1,67 |
Neden bu kadar fark var?
Uzmanlara göre bu farkın temel sebebi "hissedilen enflasyon" ile "beklenen enflasyon" arasındaki bağ. Vatandaşlar günlük harcama kalemlerindeki (gıda, kira, faturalar) fiyat artışlarını baz alarak bir projeksiyon yaparken, piyasa katılımcıları merkez bankasının para politikası adımlarını ve makroekonomik verileri referans alıyor. Reel sektör ise girdi maliyetleri ve kur hareketliliği üzerinden orta yollu bir beklenti sergiliyor.
Hanehalkı beklentisindeki bu artışın, tüketim davranışları ve fiyatlama eğilimleri üzerindeki baskıyı bir süre daha devam ettirmesi bekleniyor.





