Van-Hakkari karayolunda yıllardır çözülemeyen altyapı eksiklikleri, son yağışların ardından meydana gelen büyük heyelanla birlikte tam bir ulaşım krizine dönüştü. DEM Parti Van ve Hakkari Milletvekilleri; Zülküf Uçar, Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Sinan Çiftyürek, Gülderen Varlı, Mahmut Dindar, Onur Düşünmez, Vezir Parlak ve Öznur Bartın’ın ortak imzasıyla TBMM Başkanlığına araştırma önergesi sundu.
2 saatlik yol 10 saate çıktı
Önergenin gerekçesinde, modern tünel ve geçit çalışmalarıyla kısa sürede katedilebilecek olan yolun, mevcut bakımsızlık nedeniyle zaten 3 saati bulduğu hatırlatıldı. Yolun heyelanla tamamen kapanmasının ardından acil hastalar ve ticaret erbabı Şırnak üzerinden dolanmak zorunda kalırken, yolculuk sürelerinin 9-10 saati bulduğu ve kentin adeta "izole edildiği" belirtildi.
"Diğer bölgelere tünel, buraya ihmal"
Milletvekilleri, Türkiye’nin farklı bölgelerinde benzer coğrafi zorlukların gelişmiş mühendislik projeleri ve tünellerle aşıldığına dikkat çekerek, Van-Hakkari hattının yıllardır bilinçli bir şekilde ihmal edildiğini savundu. Gerekçede şu ifadelere yer verildi:
"Tek bir toprak kaymasıyla ulaşımın günlerce kesilmesi, bölgenin nasıl sahipsiz bırakıldığını gözler önüne sermektedir. Bu bir 'doğal afet' değil; risklerin bilinmesine rağmen kalıcı önlem almayan, alternatif yol üretmeyen bir yönetim zafiyetidir."
Şeffaflık ve denetim çağrısı
Sürekli ihale edilmesine rağmen her yıl aynı noktada çöken yolların ve bitmeyen çalışmaların "yolsuzluk riskine" işaret ettiği vurgulanan önergede, şu soruların yanıtlanması için komisyon kurulması istendi:
- Heyelan riski taşıyan bu bölgeye neden yıllardır kalıcı bir çözüm (tünel, viyadük vb.) üretilmedi?
- Bölgede yürütülen projeler bilimsel kriterlere ve zemin etütlerine uygun mu?
- Kamu kaynakları önceliklendirilirken neden bölge ulaşımı geri planda tutuluyor?
- Mağduriyetlerin giderilmesi için kısa ve uzun vadeli takvim nedir?
Milletvekilleri, can güvenliği ve seyahat özgürlüğünün anayasal bir hak olduğunu hatırlatarak, bu "ulaşım çilesinin" son bulması için Meclis'in sorumluluk alması gerektiğini belirtti.




