M.Ö. 3000 yıllarında diş tabipliğinin ilk adımları atılmış, bağımsız bir meslek olarak ortaya çıkışı ise 18. yüzyılda gerçekleşmiştir.

M.Ö. 3000’lerden günümüze kadar gelen bu kadim meslek, şu an maalesef ülkemizde yanlış politikalar sonucunda büyük bir kırılma yaşamaktadır. Her yerde açılan fakülteler, eğitimin beş yıl olması ve hazırlıkla birlikte altı yıla dayanması özel üniversiteler için müthiş bir gelir kapısı olmuştur.

Eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın gözbebeği projesi "Aile Diş Hekimliği" de bakan gidince rafa kalktı. Yeni bakan Prof. Dr. Kemal Memişoğlu bir şeyler deniyor; diş hekimlerinin mesleki ilerleme ve tıkalı olan atamalara karşı can damarı olan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı'nın (DUS) yılda iki defa yapılmasını iptal edip, yılda bir kere yapılmasına karar vererek bu alandaki tıkanmanın önüne geçeceğini düşünüyor. Bu da bir çıkmazdır; tabii zamanla görecektir.

Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı (DUS)

ÖSYM tarafından ilk defa 22 Nisan 2012 tarihinde yapılmıştır. Daha sonra yıllarca ilkbahar ve sonbahar olmak üzere yılda iki defa yapılıyordu. DUS; altı temel, sekiz klinik bilimler dersi olmak üzere on dört dersten oluşan yüz yirmi soruluk bir sınavdır. Sekiz uzmanlık alanı vardır: Restoratif Diş Tedavisi, Protetik Diş Tedavisi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi, Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi, Periodontoloji, Ortodonti, Endodonti ve Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği). Ayrıca bu sınava girmek için yabancı dil sınavından 50 ve üstü bir puan almış olmanız gerekiyor. Her dönem altı binin üzerinde hekim, 800 civarında kontenjan için yarışıyor. Bunu bile fazla görüp yılda teke indirip koskoca diş tabiplerinin sorunlarına çözüm bulacaklarını zannediyorlar.

Diş Hekimliği Seviye Tespit Sınavı (STS)

Bu da yasalar çerçevesinde yurt dışına gitmiş, orada eğitimini tamamlamış, sonra ülkeye dönüp hekimlik yapmak isteyen kişilerin girdiği bir yeterlilik sınavıdır. Okuduğu ülkenin YÖK tarafından düzenlenen dil sınavını verip akabinde 14 dersin olduğu DUS’a girip 40 üzeri puan aldıktan sonra devlet üniversitelerinde staj yapıp denklik belgelerini alabiliyorlar. Burada da yine gerek farklı puan hesaplaması gerek yurt dışı mezunu hekimlerin direkt uzmanlık sınavına tabi olması da apayrı tartışılması gereken bir konudur. STS, DUS’la aynı sınav olup aynı gün ve saatte yapılır; sadece puanlama sistemi farklıdır. Oysa Tıp doktorluğu seviye tespit sınavında yurt dışı mezunu doktorlar sadece klinik bilimler (beş ders) ile sorumlu tutuluyorlar.

Sonuç

Toparlayacak olursak, aslında gerekli atamalar ve iyileştirmeler yapılsaydı bu kadar yığılma olmazdı. Sürekli fakülteler açıldı yalnız aynı miktarda atamalar yapılmadı. Muazzam bir açık olmasına rağmen insanlar özel kliniklere mecbur ediliyor. Çok yüksek ücretlerle baş başa kalan yurttaşlar, en temel hak olan sağlık hakkına kavuşmakta sorunlar yaşamaktadır.

Mesleki anlamda yaşanan bu tıkanmanın önüne geçmek için DUS ve STS yılda iki defa, kontenjanlar artırılarak yapılmalı, Aile Diş Hekimliği projesi hayata geçirilerek bu kadim mesleğe bir nefes aldırılmalıdır.

(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. VanHaber.tr'nin kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)