Hiç şöyle düşündünüz mü; Müzakere süreçleri, kapılar arkasında görüşmeler, kısmi tecrit ve kaygı ortamında Türkiye siyaseti ne kadar da içine sıkışıp kalmış değil mi…
Genel bakıp eski bir liderden örnek vermek gerekirse sizlere bu hafta Nelson Mandela'dan bahsetmek isterim. Bir ülke sevdiği adamı önce güzel bir sınavdan geçirir. Onlardan sadece bir tanesini anlatayım. Nelson Mandela (18 Temmuz 1918 - 5 Aralık 2013), Güney Afrika'da uygulanan ırkçı apartheid rejimine karşı mücadelesiyle tanınan anti-apartheid aktivist, hukukçu ve Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ilk siyahi devlet başkanıdır. Kabile adıyla Madiba olarak da bilinen Mandela, eşitlik ve barış mücadelesi nedeniyle ömrünün 27 yılını hapishanede geçirmiştir.
Gençlik ve Eğitim: 1918 yılında Mvezo'da doğdu. Hukuk eğitimi alarak Güney Afrika'nın ilk siyahi avukatlarından biri oldu ve ırkçılığa karşı aktif mücadeleye başladı.
Hapis Hayatı: Apartheid rejimine karşı yürüttüğü faaliyetler nedeniyle 1962 yılında tutuklandı ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Cezasını büyük ölçüde Robben Adası'ndaki yüksek güvenlikli hücrede geçirdi.
Özgürlük ve Başkanlık: Uluslararası baskılar ve müzakereler sonucu 1990 yılında serbest bırakıldı. 1994 yılında ülkede tüm halkın katılımıyla yapılan ilk demokratik seçimlerde devlet başkanı seçildi.
Nobel Barış Ödülü: Apartheid rejiminin barışçıl yollarla sonlandırılması ve demokratik geçiş sürecindeki rolü nedeniyle 1993 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldü.
Mandela'nın adı, günümüzde popüler kültürde psikolojik bir fenomene de ilham vermiştir. Teyit sözlüğünde de yer alan Mandela Etkisi, büyük bir insan grubunun aslında yaşanmamış bir olayı kolektif olarak yanlış hatırlaması durumudur. Bu terim, pek çok insanın Nelson Mandela'nın 1980'li yıllarda hapishanede öldüğünü sanması ancak onun aslınd 2013 yılında hayatını kaybetmesiyle ortaya çıkmıştır.
Umudunuzu diri tutunuz.
TBMM'den yazıyorum :)