Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, bağımlılığın yalnızca madde kullanımından ibaret olmadığını, dijital bağımlılıktan aile içi iletişim eksikliğine kadar uzanan çok yönlü bir toplumsal sorun haline geldiğini vurguladı.

Dernek açıklamasında, Birleşmiş Milletler raporlarına göre dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin madde kullanımıyla karşı karşıya olduğuna dikkat çekilerek, bağımlılık sorununun sadece sayısal veriler üzerinden değerlendirilemeyeceği ifade edildi.

Açıklamada, bağımlılığın insanın özgür iradesini zayıflatan bir süreç olduğu belirtilirken, geçmişte belirli çevrelerle ilişkilendirilen bağımlılığın artık evlerin içine ve dijital dünyaya kadar taşındığı kaydedildi. Özellikle gençlerin uzun süre ekran başında kalmasının sosyal yaşamdan uzaklaşma ve yalnızlaşmayı beraberinde getirdiği vurgulandı.

Dernek, gerçek hayatta kendisini anlaşılmamış hisseden gençlerin yaşadığı boşluğu zaman zaman madde kullanımı, dijital alışkanlıklar veya kontrolsüz davranışlarla doldurmaya çalıştığına işaret ederek, bağımlılığın çoğu zaman “bağ kuramamanın yerini doldurma çabası” olduğunun altını çizdi.

Cami kubbeleri leyleklerin yuvası oldu
Cami kubbeleri leyleklerin yuvası oldu
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 06 26 At 09.11.12Açıklamada, sorumluluğun yalnızca gençlere yüklenemeyeceği belirtilerek şu değerlendirmelere yer verildi:

“Bu mesele sadece güvenlik güçlerinin, sağlık kurumlarının ya da sosyal hizmetlerin meselesi değildir. Aynı evin içinde birbirimizi gerçekten ne kadar duyuyoruz? Aynı sofrada otururken göz temasımız ne kadar sürüyor? Telefonlar kapandığında geriye ne kadar iletişim kalıyor?”

Gençleri bağımlılıktan koruyacak en güçlü unsurun yasaklardan ziyade sağlıklı aile ilişkileri olduğu belirtilen açıklamada, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca maddeyi bırakma süreci olarak görülmemesi gerektiği ifade edildi.

Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, madde ya da zararlı alışkanlıklara yönelen bireylerin dışlanmak yerine desteklenmesi ve yeniden topluma kazandırılması gerektiğini belirterek, bağımlılığın çoğu zaman bir karakter sorunu değil, kırılganlıkların sonucu olduğuna dikkat çekti.

Açıklamanın sonunda ise aile içinde iletişimin güçlendirilmesi, gençlerin yargılanmadan dinlenmesi ve toplumsal dayanışmanın artırılmasının bağımlılıkla mücadelede temel unsurlar olduğu belirtilerek şu mesaj verildi:

“Takvim değiştiğinde sorunlar ortadan kalkmıyor. Bu mücadele hayatın her gününe yayılan bir sorumluluktur. Bugün bir adım atmak, yarının kaybını engellemek demektir.”

Muhabir: BESNA EDİŞ