1 Mayıs’ın temelleri, 19. yüzyılda günlük çalışma süresinin 8 saate indirilmesi mücadelesine dayanıyor. 1886 Chicago işçi hareketleri ve 1889 Paris Kongresi ile uluslararası bir kimlik kazanan bu gün, emek mücadelesinin küresel sembolü haline geldi. Türkiye’de ise 1 Mayıs, 1923 yılında “İşçi Bayramı” olarak resmi statü kazanmış, 2009 yılında ise “Emek ve Dayanışma Günü” adıyla yeniden resmi tatil ilan edilmiştir.
Van’da da işçiler ve emekçiler, 1 Mayıs’ı sosyal hak talepleri ve ekonomik koşulların iyileştirilmesi çağrılarıyla karşılamaya hazırlanıyor. Kentte gün boyunca emek ve dayanışma temalı etkinliklerin ve buluşmaların ön planda olması bekleniyor.

“Temel ihtiyaç lüks oldu”
1 Mayıs’ın farklı sektörlerden tüm emekçileri ortak bir geçim derdinde buluşturduğunu belirten emekçi Berivan Tibelik, “Bizleri aynı meydanlarda bir araya getiren asıl mesele, emeğimizin her geçen gün erimesidir. Maaşlar rakamsal olarak artsa da kira, gıda ve enerji giderleri çok daha hızlı yükseldiği için alım gücümüz sürekli düşüyor. Asgari ücretin temel bir basamak olmaktan çıkıp genel geçim standardı haline gelmesi, milyonları ekonomik bir sıkışmışlığa hapsetti. Büyük şehirlerde kiralar maaşın aslan payını yutarken, küçük şehirlerde bile temel ihtiyaçları karşılamak artık bir hayatta kalma savaşına dönüştü,” diye konuştu.
“Barış ve emek buluşması”
Birlikte hareket etmenin ve sendikal dayanışmanın işçi hakları için hayati önem taşıdığını ifade eden Tibelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İşçilerin yaşadığı sorunların çözümü, sendikaların emeği merkeze alan birleştirici bir tutum sergilemesiyle mümkündür. Amacımız; çalışma hayatını adil bir düzene kavuşturmak ve işverenlerle sağlıklı bir diyalog zemininde hareket etmektir. Özellikle son dönemdeki yönetim değişiklikleri nedeniyle işinden olan arkadaşlarımızın mağduriyetini dile getirmek ve Van halkıyla birlikte barışın sesini yükseltmek için 1 Mayıs’ta meydanlarda olacağız.”

“Herkes için insanca yaşam”
1 Mayıs’ın Haymarket’ten 1977 Taksim’e uzanan köklü bir hak arama mirası olduğunu vurgulayan DİSK Genel-İş Van Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hekim Tan, “Temel hedefimiz; herkesin insanca yaşayabileceği bir maaş sistemine geçilmesi ve vergide adaletin sağlanmasıdır. Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınmalı; dolaylı yükler hafifletilmelidir. Ayrıca iş güvencesi, taşeron sisteminin son bulması ve emeklilik şartlarının iyileştirilmesi önceliğimizdir. Kadın emeğinin değer görmesi ve eşit işe hakkaniyetli kazanç da vazgeçilmez taleplerimiz arasında yer alıyor,” ifadelerini kullandı.

“Hayati haklar ve talepler”
Türkiye’deki ağır çalışma koşullarına ve iş güvenliği sorunlarına dikkat çeken Tan, “Bugün işçiler; yüksek enflasyon karşısında eriyen maaşlar ve güvencesiz çalışma biçimleriyle boğuşuyor. İş cinayetleri ve OECD ortalamasının çok üzerindeki çalışma saatleri hâlâ büyük bir risk oluşturuyor. Bizim gayretimiz sadece ekonomik değil, aynı zamanda demokratik bir hak arayışıdır. Grev hakkı gibi temel özgürlüklerin korunması bu yüzden kritiktir. Taksim Meydanı, taşıdığı tarihsel değerle bu direnişin simgesi olmaya devam edecektir,” dedi.





