Edremit ilçesinde yaklaşık 40 yıldır aynı bölgede yaşayan Olgaç ailesinin, geçmiş yıllarda yaşanan "tapu kayması" ve mülkiyet anlaşmazlığı nedeniyle evlerinden edilme riskiyle karşı karşıya kaldığına dair yaptığımız özel haber, Ankara'da karşılık buldu. Bölgede 18-19 evi ve 100'den fazla nüfusu doğrudan etkileyen bu kronik mülkiyet kördüğümünün gazetemiz tarafından geniş kitlelere duyurulmasının ardından, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Van Milletvekili Gülderen Varli harekete geçerek konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.

Bakan Murat Kurum'a 9 kritik soru
Milletvekili Gülderen Varli, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle meclis başkanlığına bir soru önergesi sundu. Önergenin gerekçesinde, 2011 Van depreminin ardından kent genelinde imar sorunları ve şehir planlaması aksaklıklarının tam anlamıyla çözülemediği vurgulanırken, Olgaç ailesinin yaşadığı mağduriyetin kentteki kadastro işlemlerine yönelik ciddi soru işaretlerini yeniden doğurduğu belirtildi.
Varli, sunduğu önergede Bakan Murat Kurum'a şu soruları yöneltti:
- Van'ın Edremit ilçesinde kamuoyuna yansıyan Olgaç ailesinin mülkiyet anlaşmazlığına ilişkin bakanlığa ulaşan bir inceleme talebi var mıdır?
- Söz konusu bölgede geçmiş yıllarda tapu kayıtları veya kadastro çalışmalarında usulsüzlük/hata yapıldığına dair idari bir inceleme başlatılmış mıdır?
- Van genelinde son 20 yılda "tapu kayması", kadastro uyuşmazlığı veya parsel çakışması nedeniyle açılmış dava sayısı kaçtır?
- 2011 depremi sonrasında gerçekleştirilen imar ve kentsel dönüşüm uygulamaları kapsamında kaç parselde mülkiyet ihtilafı ortaya çıkmıştır?
- Tapu ve kadastro kayıtlarındaki uyuşmazlıkların yurttaşları mağdur etmemesi adına bakanlıkça yeni bir saha çalışması planlanmakta mıdır?

Mağdur aile adalet bekliyor
Haberimizde; 1980 yılında arsalarını resmi olarak satın alıp ev inşa eden, ağaç diken Olgaç ailesinin, 1998 yılında yapılan 300 dönümlük başka bir toplu satışın içine kendi arazilerinin de dahil edilmesiyle nasıl "işgalci" konumuna düşürüldüğünü gözler önüne sermiştik. Aile adına konuşan Nurettin Olgaç, yerel mahkemelerin kendilerini haklı bulmasına rağmen üst mahkemelerde kararların bozulduğunu ve yıllardır süren avukat masrafları nedeniyle ekonomik olarak çöktüklerini anlatmıştı. Bölgeyi sonradan satın alan müteahhit Seyfettin Güzel ise geçmişte bölgede tapu kaymaları yaşandığını doğrulamış, ancak yüksek mahkemelerin kendi lehine karar verdiğini savunmuştu.
Haberimizin ardından Van Valiliği ve ilgili kurumlara yapılan tarafsız inceleme çağrısı, Meclis soru önergesiyle birlikte resmiyet kazanmış oldu. Kentteki yüzlerce parseli ve hakkı gasp edilme tehlikesi yaşayan çok sayıda vatandaşı yakından ilgilendiren bu davanın ve meclisteki soru önergesinin takipçisi olmaya devam edeceğiz.





