DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı, Ağrı’nın Diyadin ilçesinde camilerde Türkçe dışında vaaz ve hutbe verilmemesi yönünde talimat iletildiği iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.
Varlı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi sundu.
Önergede, Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere atıf yapılarak, Ağrı’nın Diyadin İlçe Müftülüğü tarafından din görevlilerine WhatsApp üzerinden “hutbe ve vaazların yalnızca Türkçe yapılması” yönünde mesaj gönderildiği iddialarına dikkat çekildi.
Varlı, söz konusu iddiaların anadili Kürtçe olan yurttaşların yoğun yaşadığı bölgelerde tepki ve kaygıya neden olduğunu belirtti. Önergede, Kur’an-ı Kerim’de farklı dil ve renklerin Allah’ın ayetleri arasında sayıldığına vurgu yapılarak, dini hizmetlerin halkın anladığı dilde sunulmasının önemli olduğu ifade edildi.
7 maddelik soru önergesi
Gülderen Varlı, önergesinde şu konulara açıklık getirilmesini istedi:
1. Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde, camilerde Türkçe dışında bir dilde hutbe veya vaaz verilmesini yasaklayan herhangi bir resmi mevzuat, genelge ya da talimat bulunmakta mıdır?
2. Diyadin İlçe Müftülüğü tarafından din görevlilerine, “Türkçe dışında hizmet verilmemesi” yönünde bir talimat verilme gerekçesi nedir? İddialar doğruysa, söz konusu talimat hangi hukuki dayanağa göre hazırlanmıştır?
3. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından farklı dillerde hutbe ve dini içerikler yayımlanırken, anadili Kürtçe olan yurttaşların yoğun olarak yaşadığı bölgelerde halkın anladığı dilde vaaz ve hutbe verilmesinin engellenmesinin gerekçesi nedir? Bu yönde bir yasak veya sınırlamanın hukuki dayanağı bulunmakta mıdır?
4. Camilerde verilen vaaz ve hutbelerin veya okunulan mevlitlerin cemaatin anadilinde yapılmasının önünde idari ya da hukuki bir engel var mıdır?
5. Ülke’nin genelinde yıllardır, Kürtçe vaaz veya hutbe verdiği gerekçesiyle hakkında idari soruşturma açılan, disiplin işlemi uygulanan ya da herhangi bir cezai yaptırıma maruz bırakılan imam, din görevlisi ve kişi sayısı kaçtır?
6. İnanç hizmetlerinin yurttaşların anadilinde sunulmasının, din ve vicdan özgürlüğünün bir gereği olduğu yönünde resmî kurumunuzun herhangi bir değerlendirmesi mevcut mudur?
7. Toplumsal barışın ve birlikte yaşamın güçlendirilmesi açısından, farklı dil ve kimliklerin kamusal alanda özgürce kullanılabilmesine yönelik herhangi bir çalışma yürütülmekte midir?
Varlı, farklı dil ve kimliklerin kamusal alanda özgürce kullanılmasının toplumsal barış açısından önemli olduğunu belirterek, iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.




