Elektronik sigaraların yaygınlaşmasıyla birlikte bu ürünlerin sağlık üzerindeki etkileri yeniden tartışma konusu oldu. Özel Sağlık Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Tutku Çerçi, elektronik sigaraların sanılanın aksine masum olmadığını belirterek, akciğer kanseri riskini ciddi biçimde artırdığı uyarısında bulundu.
Dünya genelinde her yıl yaklaşık 2,5 milyon kişiye akciğer kanseri tanısı konulduğunu ifade eden Dr. Çerçi, hastalığın en önemli nedenleri arasında sigara, tütün ürünleri ve son yıllarda giderek yaygınlaşan elektronik sigaraların yer aldığını söyledi.
Hastalık Uzun Süre Sessiz İlerleyebiliyor
Akciğer kanserinin erken evrede çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çeken Dr. Çerçi, erken tanının hayati önem taşıdığını vurguladı. “Akciğer kanseri, dünyada en yüksek ölüm oranına sahip kanser türlerinden biridir. En bilinen risk faktörü sigaradır. Ancak pasif sigara maruziyeti de ciddi bir tehlikedir. Son yıllarda ‘daha az zararlı’ olduğu iddiasıyla kullanılan elektronik sigaralar da kanserojen maddeler içermektedir” dedi.
Çerçi, akciğer kanserinin gelişiminde çevresel faktörler, asbest maruziyeti ve genetik yatkınlığın da etkili olabildiğini belirterek, hastalığın genellikle ileri evrelere kadar belirti vermediğini söyledi.
Belirtiler İleri Evrede Ortaya Çıkıyor
Akciğer kanserinin yaygın belirtilerini sıralayan Dr. Tutku Çerçi, “Geçmeyen ve giderek artan öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, ağızdan kan gelmesi, iştahsızlık ve açıklanamayan kilo kaybı en sık görülen belirtiler arasındadır” dedi.
Erken Tanı Hayat Kurtarıyor
Hastalığa karşı en etkili korunma yönteminin sigara ve tütün ürünlerinden tamamen uzak durmak olduğunu vurgulayan Çerçi, risk grubundaki kişiler için tarama programlarının önemine de değindi. Özellikle 50 yaş üstü, uzun yıllar sigara içmiş bireylerde düşük doz bilgisayarlı tomografi (LDCT) ile tarama yapılmasının erken tanı şansını artırdığını belirtti.
Dr. Çerçi, “Akciğer kanseri önlenebilir bir hastalıktır. Erken evrede teşhis edildiğinde tedavi edilebilirliği yüksektir. Bu nedenle risk altında olan kişilerin mutlaka uzman hekime başvurması gerekir” ifadelerini kullandı.


