Lokman Hekim Van Hastanesi büyüyor: Yeni yatırım için ilk adım atıldı
Lokman Hekim Van Hastanesi büyüyor: Yeni yatırım için ilk adım atıldı
İçeriği Görüntüle

Ayak üşümesi çoğu zaman soğuk hava veya dolaşımın yavaşlamasıyla ilişkilendirilse de uzmanlar, özellikle tek taraflı görülen ve uzun süre devam eden ayak soğukluğunun ciddi damar hastalıklarının habercisi olabileceği konusunda uyarıyor.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Oğuz Arslantürk, Karadeniz Bölgesi gibi serin ve nemli iklimin hâkim olduğu yerlerde ayak üşümesinin sık görülen bir şikâyet olduğunu belirtti. Ancak bir ayağın diğerine göre belirgin şekilde daha soğuk olmasının ve bu durumun sürekli devam etmesinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Arslantürk, ayak üşümesinin her zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmediğini, soğuk hava, hareketsizlik, stres, kansızlık ve tiroit bezinin yavaş çalışması gibi nedenlerle de ortaya çıkabileceğini ifade etti. Buna karşın tek taraflı ayak soğukluğuna yürürken baldırda başlayıp dinlenince geçen kramp tarzı ağrı, ayakta solukluk, iyileşmeyen yaralar, kıllarda azalma veya cilt renginde değişikliklerin eşlik etmesi halinde vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini söyledi.

Bu belirtilerin, bacak atardamarlarının daralması veya tıkanması sonucu gelişen periferik arter hastalığının habercisi olabileceğini belirten Arslantürk, damar duvarında biriken yağ ve kireç plaklarının kan akışını azalttığını, bunun da ayakta soğukluk, solukluk ve yürümekle ortaya çıkan ağrılara yol açtığını ifade etti. Hastalığın uzun süre belirti vermeden ilerleyebileceğine de dikkat çekti.

Periferik arter hastalığında en önemli değiştirilebilir risk faktörünün sigara olduğunu vurgulayan Arslantürk, diyabet, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, ileri yaş ve kronik böbrek hastalığının da riski artırdığını söyledi.

Bacak damarlarında görülen darlığın yalnızca bacağı ilgilendiren bir sorun olmadığını belirten Arslantürk, damar sertliğinin çoğu zaman tüm damar sistemini etkileyen yaygın bir hastalık olduğunu kaydetti. Yapılan geniş kapsamlı araştırmalarda, bacak damar hastalığı bulunan kişilerde kalp krizi sonrası hastane içinde yaşamını kaybetme riskinin daha yüksek olduğunun ortaya konduğunu belirten Arslantürk, bu nedenle hastaların kalp ve damar sisteminin bütüncül şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Erken tanı konulması halinde periferik arter hastalığının başarılı şekilde tedavi edilebildiğini belirten Arslantürk, sigaranın bırakılması, düzenli yürüyüş yapılması, tansiyon, kolesterol ve kan şekerinin kontrol altında tutulması ile uygun ilaç tedavisinin hastalığın ilerlemesini önemli ölçüde yavaşlatabileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA