Houston Üniversitesi’nden Elena Grigorenko’nun Journal of Speech Language and Hearing Research’te yayımlanan araştırması, disleksiye dair uzun yıllardır kabul gören “tek gen” yaklaşımını çürüttü. Yaklaşık 40 yıllık genetik çalışmaların yeniden incelendiği analizlerde, disleksinin tek bir hatalı genle değil, beynin geniş kapsamlı sinir ağı fonksiyonlarıyla ilişkili olduğu belirlendi.

175 Aday Gen İncelendi

Araştırmada disleksi ve okuma süreçleriyle bağlantılı olduğu bildirilen 175 aday gen detaylı biçimde analiz edildi. Bulgular, bu genlerin tek başına belirleyici olmadığını; daha çok beynin karmaşık bağlantı ağları ve işleyişiyle birlikte etkili olduğunu ortaya koydu.

Bilim insanları, genlerin evrimsel olarak eski olmasına rağmen ne zaman ve nasıl aktive olduklarının insana özgü olabileceğine dikkat çekti.

“Disleksi Sabit Bir Durum Değil”

Okuma ve yazma güçlüğü olarak bilinen disleksinin yalnızca akademik başarıyı değil, bireyin duygusal ve sosyal gelişimini de etkilediği vurgulandı. Uzmanlara göre desteklenmediği durumlarda anksiyete, özgüven kaybı ve depresyon gibi sorunlar görülebiliyor.

Auto Train Brain CEO’su Günet Eroğlu ise disleksinin değiştirilemez bir durum olmadığını belirterek, “Beyin esnek ve öğrenmeye açık bir yapıdır. Uygun yöntemlerle sinir ağları yeniden düzenlenebilir. Bu da öğrenme güçlüklerinin yönetilebilir olduğunu gösteriyor” dedi.

Teknoloji Destekli Çözümler Öne Çıkıyor

Uzmandan yaz aylarında varis uyarısı: Sıcak hava şikayetleri artırıyor
Uzmandan yaz aylarında varis uyarısı: Sıcak hava şikayetleri artırıyor
İçeriği Görüntüle

Araştırmaya göre nöroplastisite sayesinde doğru eğitim ve destek mekanizmalarıyla bireylerin okuma becerileri geliştirilebiliyor. Özellikle nöro geri bildirim (neurofeedback) gibi yöntemler, bireyin kendi beyin aktivitesini fark ederek düzenlemesine imkân tanıyor ve kişiselleştirilmiş öğrenme sürecini güçlendiriyor.

Uzmanlar, erken teşhis ve bilimsel yöntemlerle sunulan desteklerin, disleksili bireylerin potansiyellerini ortaya çıkarmada kritik rol oynadığına dikkat çekiyor.

Muhabir: SEMİH SARMA