BMGK’nın bugün, ABD tarafından hazırlanan ve Filistin’in bağımsızlığına kapı aralayabilecek nitelikteki Gazze tasarısını oylaması bekleniyor.

Netanyahu, uzun süredir Filistin devletinin kurulmasının “Hamas’ı ödüllendirmek” anlamına geleceğini savunuyor ve bunun İsrail sınırlarında Hamas yönetiminde daha geniş bir yapıya dönüşebileceğini iddia ediyor. Ancak ABD’nin ateşkes ve siyasi çözüm girişimlerini hızlandırmasıyla birlikte, Netanyahu üzerindeki uluslararası baskı giderek artıyor.

ABD’nin Gazze için ‘istikrar gücü’ tasarısı oylanıyor

Güvenlik Konseyi’nde bugün, ABD’nin sunduğu ve Gazze’de uluslararası bir istikrar gücü kurulmasını öngören tasarının oylanması bekleniyor. Tasarı, Rusya, Çin ve bazı Arap ülkelerinin itirazlarına rağmen gündeme alınmış durumda.

Hamas ve diğer Filistinli gruplar ise tasarıya sert tepki göstererek bunun İsrail yanlısı bir girişim olduğunu savundu. Gruplar, teklifin Filistinlilerin kendi topraklarını yönetme hakkını zayıflatan bir “uluslararası manda” niteliği taşıdığını belirterek, böyle bir gücün İsrail’i içermemesi ve tamamen BM denetiminde olması gerektiğini vurguladı.

ABD, tasarıya asker göndermesi beklenen ülkelerin baskısı üzerine metni kısmen revize ederek, Filistin’in kendi kaderini tayin hakkına daha güçlü bir vurgu ekledi. Tasarıda artık, Trump döneminin planının Filistin devletine giden “güvenilir bir yol” sağlayabileceğine dair ifade yer alıyor.

Rusya’nın sunduğu karşı tasarı ise Filistin devletine destek konusunda çok daha net ve güçlü bir dil içeriyor.

Netanyahu: “Kimseden ders almaya ihtiyacım yok”

Netanyahu, bakanlar kuruluna yaptığı açıklamada İsrail’in Filistin devletine yönelik tutumunda “zerre kadar değişiklik olmadığını” dile getirdi. İç ve dış baskılara rağmen geri adım atmayacağını belirten Netanyahu, “Kimseden onay, tweet ya da ders almaya ihtiyacım yok.” ifadelerini kullandı.

Netanyahu, ABD tasarısının Gazze’nin silahsızlandırılması ve askerden arındırılması çağrısını hatırlatarak, “Bu ya kolay yoldan ya da zor yoldan olacak.” dedi.

İngiltere, Kanada ve Avustralya’nın eylül ayında Filistin devletini tanıma kararının ardından Netanyahu, bu ülkeleri Hamas’a “ödül vermekle” suçlamıştı.

Batı Şeria’da yerleşimci şiddeti tırmanıyor

İsrail Başbakanı, uzun süredir yoğun eleştiri konusu olan Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimci saldırılarına ilişkin de ilk kez kapsamlı bir açıklama yaptı. Şiddetin “küçük bir azınlığın işi” olduğunu savunan Netanyahu, hükümetinin olayları görmezden geldiği yönündeki suçlamaları reddetti.

Filistinliler ve insan hakları örgütleri ise bölgede şiddetin giderek yaygınlaştığını, saldırıların ise aşırı sağcı hükümetin göz yumması nedeniyle cezasız kaldığını belirtiyor.

Filistinli sağlık yetkilileri, son iki haftada Batı Şeria’da İsrail ateşiyle 7 Filistinlinin öldürüldüğünü, bunlardan 6’sının 15–17 yaşları arasında olduğunu açıkladı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Thameen al-Kheetan, geçen ay Batı Şeria’da İsrailli yerleşimciler tarafından 260’tan fazla saldırı kaydedildiğini, bunun 2006’dan bu yana bir ayda görülen en yüksek sayı olduğunu belirtti.

80 yaşına girecek Trump’ın sağlık raporu açıklandı
80 yaşına girecek Trump’ın sağlık raporu açıklandı
İçeriği Görüntüle

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da geçen hafta, Batı Şeria’daki gerginliğin Gazze’de yürütülen diplomatik çabaları zayıflattığı uyarısında bulunmuştu.

Gazze’de yağmur felaketi ve insani kriz

Gazze’nin kuzeyinde İsrail ordusu, kontrol altındaki bölgeye geçtiğini belirttiği ve “acil tehdit oluşturduğu” iddia edilen bir kişiyi öldürdüğünü açıkladı.

Güneydeki Han Yunus’ta ise kışın ilk güçlü yağışlarıyla birlikte, Mevasi çadır kampındaki binlerce yerinden edilmiş aile sular altında kalan alanlarda hayatta kalmaya çalışıyor.

Kamp sakinlerinden Abdallah Ebu Kuta, Associated Press’e yaptığı açıklamada, “Her şey kumaştan ve güneşten çürümüş durumda. Yağmur olduğu gibi içeri giriyor. Bu, tarif edilemez bir acı.” dedi.

Muhabir: ŞİLAN ÇELİK ÇETİN