Lokman Hekim Sağlık Grubu Akay Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Güleser Saylam, Dünya Baş Boyun Kanserleri Farkındalık Günü dolayısıyla baş boyun kanserlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Baş boyun kanserlerinin toplumda yeterince bilinmediğini belirten Saylam, bu hastalıkların dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını ifade etti.

Baş boyun kanserlerinin; dudak, ağız içi, dil, bademcik, yutak, gırtlak, burun boşluğu, sinüsler, tükürük bezleri ve tiroit bezinde gelişen tümörleri kapsadığını aktaran Saylam, bu bölgelerin hem hayati fonksiyonlar hem de sosyal kimlik açısından önemli olduğunu vurguladı.
Belirtiler soğuk algınlığıyla karıştırılabiliyor
Hastaların önemli bir bölümünün baş boyun kanserlerinin belirtilerini soğuk algınlığı veya diş kaynaklı problemlerle karıştırabildiğini belirten Saylam, bunun tanıda gecikmelere neden olabildiğini söyledi.
Bu kanserlerin yalnızca yaşam süresini değil, konuşma, yutma, nefes alma ve estetik görünüm gibi temel fonksiyonları da etkileyebildiğine dikkat çeken Saylam, farkındalığın tedavinin ilk ve önemli adımlarından biri olduğunu kaydetti.
3 haftayı aşan ses kısıklığına dikkat
Saylam, özellikle uzun süre devam eden bazı şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. 3 haftayı aşan ses kısıklığı, ağız içinde iyileşmeyen yaralar, yutma güçlüğü, boyunda ağrısız şişlik, tek taraflı burun tıkanıklığı ve tekrarlayan burun kanamaları baş boyun kanserleri açısından değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında sıralandı.
Bu şikayetlerin uzun süre devam etmesi halinde vakit kaybetmeden kulak burun boğaz ve baş boyun cerrahisi uzmanına başvurulması önerildi.
Tütün ve alkol önemli risk faktörleri
Baş boyun kanserlerinin gelişiminde tütün ve alkol kullanımının başlıca risk faktörleri arasında bulunduğunu belirten Saylam, son yıllarda Human Papilloma Virüsü'nün (HPV) de özellikle orofarinks, yani bademcik, dil kökü ve yumuşak damak kanserlerinin önemli nedenlerinden biri haline geldiğini aktardı.
Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmanın dudak kanseri riskini artırabileceğini belirten Saylam, yetersiz ağız hijyeni ve ağızla uyumlu olmayan protezlerin yol açabileceği kronik tahrişin de risk oluşturabileceğine dikkat çekti.
“Erken teşhis hayat kurtarıyor”
Baş boyun kanserlerinin önemli bir bölümünün önlenebilir olduğuna işaret eden Saylam; sigara ve tütün ürünlerinden uzak durulması, alkol tüketiminin sınırlandırılması, HPV aşısı konusunda hekim görüşü alınması, ağız sağlığına dikkat edilmesi ve dengeli beslenmenin önemini vurguladı.
Erken teşhisin tedavi başarısında kritik rol oynadığını belirten Saylam, erken evrede yakalanan baş boyun kanserlerinde tedavi başarı oranının yüzde 80-90'lara ulaşabildiğini ifade etti.
Saylam, erken teşhis ve müdahalenin yalnızca yaşam süresini artırmadığını, aynı zamanda hastaların ses, konuşma ve yutma fonksiyonlarının yanı sıra genel yaşam kalitesinin korunmasına da katkı sağladığını belirtti.



