Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), resmi tebligat yapılmadan WhatsApp üzerinden borç bildirilen bir doktordan tahsil edilen faizin iadesini sağladı.
KDK'nin kararına göre, sözleşmeli başhekimlik görevinden istifa ederek devlet hastanesinde kadrolu olarak çalışmaya başlayan doktordan, daha önce peşin ödenen maaşının iadesi talep edildi. Doktor, kendisine resmi yazı gönderilmesi halinde aynı gün içerisinde söz konusu ödemeyi yapacağını bildirdi. Ancak borçla ilgili resmi tebligat doktora yapılmadı.
Bir süre sonra tebligatın durumunu öğrenmek amacıyla hastane ve il sağlık müdürlüğünde görevli mutemetliklerle iletişime geçen doktora, borç bildirim yazısı WhatsApp üzerinden gönderildi. Borçtan haberdar olduğu gün ödemeyi yapan doktordan ayrıca faiz tahsil edildi. Bunun üzerine doktor, KDK'ye başvurarak kendisinden haksız şekilde tahsil edilen faizin iade edilmesini talep etti.
KDK doktoru haklı buldu
Başvuruyu inceleyen KDK, doktoru haklı bularak geri ödeme sırasında tahsil edilen faiz tutarının iade edilmesi yönünde Sağlık Bakanlığına tavsiyede bulundu.
KDK ayrıca tebligat hizmetlerinde görevli personelin mevzuata uygunluk, dikkat ve özen yükümlülüğü konusunda bilgilendirilmesini istedi. Uygulamada birlik sağlanması ve tebligat hizmetlerinin daha dikkatli, özenli ve zamanında yürütülmesi amacıyla idari tedbirlerin alınması da tavsiye edildi. KDK'nin tavsiyesinin ardından doktordan tahsil edilen faiz tutarı iade edildi.
“Usulüne uygun tebligat yapılmalı”
KDK kararında, idarelerin bir alacağa faiz uygulayabilmesi için öncelikle borçluya usulüne uygun şekilde ihtarname göndermesi ve ödeme için makul bir süre tanıması gerektiği vurgulandı.
İdarenin kendi içindeki koordinasyon eksikliği veya tebligat sürecinde yaşanan gecikmelerden doğan sonuçların yurttaşa yüklenemeyeceği belirtildi.
Kararda, doktorun WhatsApp üzerinden borçtan haberdar olduğu gün ödeme yaptığına dikkat çekilerek, bu nedenle temerrüde düşmediği ve asıl borca uygulanan faizin hukuki dayanağının bulunmadığı değerlendirildi.
KDK, usulüne uygun ihtar yapılmadan ve ödeme için süre tanınmadan faiz işletilemeyeceğine işaret ederek tahsil edilen faizin başvurucuya iade edilmesi gerektiği sonucuna vardı.



