Son yıllarda kilo verme amacıyla yaygın şekilde kullanılmaya başlanan GLP-1 reseptör agonisti ilaçlar, yalnızca etkileriyle değil olası yan etkileriyle de gündemde. The Guardian, sosyal medyada sıkça dile getirilen "Ozempic yüzü", beklenmedik gebelik ve ayak numarasında küçülme gibi iddiaların bilimsel verilerle ne ölçüde desteklendiğini derledi.
Uzmanlar, bazı yan etkilerin doğrudan ilaçlarla ilişkili olabileceğini belirtirken, bazılarının ise hızlı kilo kaybı yaşayan kişilerde kullanılan yönteme bakılmaksızın görülebileceğini ifade ediyor.
Sindirim Sistemi Sorunları En Yaygın Yan Etki
GLP-1 ilaçlarını kullanan kişiler tarafından en sık bildirilen yan etkiler arasında mide bulantısı, kusma, ishal ve kabızlık yer alıyor.
Bu etkiler, ilaçların klinik çalışmalarında da kaydedildi. Uzmanlara göre bunun nedeni, GLP-1 ilaçlarının midenin boşalmasını yavaşlatması, yiyeceklerin sindirim sistemindeki ilerleyişini geciktirmesi ve bağırsaktan beyne iletilen tokluk sinyallerini etkilemesi.
Göz Hastalıklarıyla İlgili Araştırmalar Sürüyor
GLP-1 ilaçlarıyla bağlantılı olarak bazı göz hastalıkları da bilimsel araştırmalara konu oldu.
Geçen yıl yayımlanan bir araştırmada, bu ilaçları kullanan diyabet hastalarında yaşa bağlı makula dejenerasyonu gelişme riskinin yaklaşık iki kat artabileceği belirtildi.
Ayrıca bazı çalışmalarda, non-arteritik anterior iskemik optik nöropati (NAION) adı verilen ve ani, kalıcı görme kaybına neden olabilen göz hastalığıyla olası bağlantı üzerinde duruldu.
İlaç üreticileri bu riskin olası bir yan etki olduğunu kabul ederken, uzmanlar söz konusu durumun çok nadir görüldüğünü vurguluyor.
Beklenmedik Gebelik Bildirimleri
GLP-1 ilaçlarını kullanan kadınlar arasında beklenmedik gebelik bildirimleri de yapıldı.
Bu nedenle uzmanlar, tedavi süresince etkili doğum kontrol yöntemlerinin kullanılmasını öneriyor.
Henüz kesin olarak doğrulanmamış olsa da olası açıklamalar arasında ilaçların ağızdan alınan doğum kontrol haplarının etkinliğini azaltması veya kilo kaybına bağlı olarak doğurganlığın artması gösteriliyor.
Bununla birlikte, gebelik planlayan kadınların ilk klinik çalışmalara dahil edilmemesi nedeniyle bu konuda bilimsel verilerin hâlen sınırlı olduğu belirtiliyor.
"Ozempic Yüzü" Hızlı Kilo Kaybıyla İlişkili Olabilir
Sosyal medyada sıkça kullanılan "Ozempic yüzü" ifadesi; yüzün çökmesi, ciltte sarkma, kırışıklıkların belirginleşmesi ve daha yaşlı bir görünüm oluşmasını tanımlıyor.
Hasta bilgilendirme broşürlerinde bu durum ilaçların doğrudan yan etkisi olarak yer almıyor.
Plastik cerrahlar ise bu değişimlerin büyük ölçüde hızlı kilo kaybına bağlı yağ dokusu azalmasından kaynaklandığını ve yalnızca GLP-1 ilaçlarına özgü olmadığını ifade ediyor.
Saç Dökülmesi Araştırılıyor
Bu hafta yayımlanan bir araştırma, tip 2 diyabet hastalarında GLP-1 ilaçlarının kullanımı ile saç dökülmesi arasında olası bir ilişki bulunabileceğini öne sürdü.
Mounjaro ve Wegovy'nin hasta bilgilendirme metinlerinde saç dökülmesi yaygın yan etkiler arasında yer alıyor.
Uzmanlar ise saç dökülmesinin doğrudan ilaçtan değil; hızlı kilo kaybı, metabolik değişiklikler ve beslenme yetersizliklerinden kaynaklanabileceğini belirterek daha fazla bilimsel araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
"Ozempic Ayağı" İddiası
Son dönemde konuşulan bir diğer kavram ise "Ozempic ayağı" oldu.
Ayaklarda yağ dokusunun azalmasına bağlı kemikli görünüm oluşması ve ayak ağrıları yaşanması bazı kullanıcılar tarafından dile getiriliyor. Ancak bu durum ilaçların resmi hasta bilgilendirme broşürlerinde yer almıyor.
Uzmanlara göre hızlı kilo kaybı, topuk ve ayak tabanındaki doğal yağ yastıkçıklarının incelmesine neden olarak ayak ağrısına yol açabiliyor.
Ayrıca bir araştırmada, tüp mide ameliyatı geçiren kişilerde ameliyattan yaklaşık bir yıl sonra ayakkabı numarasının küçülebildiği tespit edildi. Bu nedenle ayaklarda görülen değişimlerin yalnızca GLP-1 ilaçlarına özgü olmadığı değerlendiriliyor.
Uzmanlardan Uyarı
Uzmanlar, GLP-1 grubu ilaçların yalnızca hekim önerisiyle kullanılması gerektiğini vurgularken, tedavi sürecinde ortaya çıkan olağan dışı belirtilerin vakit kaybetmeden sağlık uzmanlarıyla paylaşılmasını öneriyor. Ayrıca sosyal medyada yayılan her iddianın bilimsel olarak doğrulanmadığına dikkat çekilerek, ilaçlara ilişkin değerlendirmelerin güncel klinik araştırmalar ışığında yapılması gerektiği ifade ediliyor.


