Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısına ve komisyonda alınan kararlara yönelik itirazlarını yineledi. Konfederasyondan yapılan açıklamada, Türk-İş’in 2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda yer almadığı belirtilerek, bu tutumun asgari ücretin insan onuruna yakışır bir seviyede belirlenmesi ve sürecin daha geniş bir katılımla yürütülmesi amacıyla ortaya konulduğu ifade edildi.
Açıklamada, asgari ücretin bir “geçim ücreti” olmadığı daha önceki yıllarda da dile getirildiği belirtilerek, Türk-İş’in imza atmadığı ve muhalefet şerhi koyduğu komisyon kararlarına dikkat çekildi.
Türk-İş, mevcut asgari ücretin 28 bin 75 lira olduğunu hatırlatarak, bir işçinin bu ücretle ailesinin geçimini sağlamak zorunda kaldığını belirtti. Bölgesel asgari ücret talebine de tepki gösterilen açıklamada, bazı işverenlerin mevcut rakamı dahi yüksek bulduğu savunuldu.
Açıklamada, “Bölgesel asgari ücret talebinde bulunmak, ‘asgari ücret bazı şehirlere göre yüksek’, ‘ben işveren olarak, daha çok kazanmak, daha çok kar etmek istiyorum’ demenin bir başka yoludur.” ifadelerine yer verildi.
Bölgesel asgari ücret nedir?
Son dönemde tartışma konusu olan bölgesel asgari ücret, Türkiye'nin bütün illerinde aynı asgari ücretin uygulanması yerine, bölgelerin ekonomik şartları ve yaşam maliyetleri dikkate alınarak farklı ücret seviyelerinin belirlenmesi anlamına geliyor. Bu modelde örneğin yaşam maliyetlerinin daha yüksek olduğu büyükşehirlerde daha yüksek, ekonomik koşulların farklı olduğu diğer bölgelerde ise farklı asgari ücret uygulanması söz konusu olabilir.




