Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN), Abu Dabi'de düzenlenen Dünya Koruma Kongresi’nde yayımladığı Kırmızı Liste güncellemesinde, umut verici bir statü değişikliğini açıkladı.

Tropikal ve subtropikal sularda yaşayan yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas), yoğun koruma çalışmaları sayesinde "nesli tükenme tehlikesi altındaki türler" kategorisinden çıkarılarak "en az endişe duyulan türler" kategorisine yükseltildi.

Bu başarının ardında, 1970'lerden bu yana küresel popülasyonun yaklaşık yüzde 28 artması yatıyor.

Koruma çalışmalarının başarısında iş birliği vurgusu

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Deniz, Biyoçeşitlilik ve Orman Programları Grup Müdürü Ayşe Oruç, yeşil deniz kaplumbağalarının deniz ekosistemlerinin anahtar türlerinden olduğunu ve deniz çayırlarının sağlığını koruyarak karbon döngüsüne katkı sağladığını belirtti.

Oruç, koruma çalışmalarındaki bu başarının temelinde yatan faktörleri şöyle sıraladı:

  • Türün ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik bölgesel, uluslararası ve ulusal yasal düzenlemeler ve iş birlikleri.
  • Uzun dönemli araştırma, izleme ve koruma çalışmalarının kesintisiz devamlılığı.
  • Kumsallarda koruma tedbirlerinin uygulanmasıyla yuva ve yavru başarısının artması.
  • Balıkçılık teknolojisinde seçici av araçlarının geliştirilmesi ve kamuoyunda farkındalığın artması.

Ayşe Oruç, 1950’lerde Ascension Adası’nda başlayan ve 1980’lerden itibaren Brezilya’da topluluk temelli projelerle devam eden koruma çabalarının, bu popülasyonu dünya çapında örnek gösterilen bir başarı hikayesine dönüştürdüğünü aktardı.

Tehditler devam ediyor: İklim ve yapılaşma riski

Statüdeki iyileşmeye rağmen Oruç, biyoçeşitliliğe yönelik tehditlerin halen devam ettiğini vurguladı:

"Bugün küresel iklim değişikliği, türlerin ve yaşam alanlarının karşı karşıya olduğu riskleri artırıyor. Kıyılarda ve kumsallarda biyoçeşitliliği göz ardı eden altyapılar ve artan yapılaşma, küresel ölçekte balıkçılık sektörünün büyümesi ve plastik kirliliği gibi tehditler, riskleri artırmaya devam ediyor."

Oruç, kalkınma ve yatırım planlamaları yapılırken biyoçeşitlilik değerlerinin bu planlara dahil edilmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.

Türkiye'deki başarılı iş birlikleri

Türkiye'nin, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) bünyesinde hazırlanan "Akdeniz Deniz Kaplumbağalarının Korunması İçin Eylem Planı"na uyumlu olarak ulusal tür koruma planını hazırladığını belirten Oruç, Türkiye'deki başarılı iş birliği örneklerini de aktardı:

NASA’dan dev ay üssü planı: İnsanlığın başka bir dünyadaki ilk kalesi”
NASA’dan dev ay üssü planı: İnsanlığın başka bir dünyadaki ilk kalesi”
İçeriği Görüntüle
  • Adana Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda, Tarım ve Orman Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğü ve WWF-Türkiye iş birliğiyle 20 yıla yakın süredir yeşil deniz kaplumbağası izleme ve koruma çalışmaları yürütülüyor.
  • Yeşil deniz kaplumbağalarının Doğu Akdeniz kıyılarında yoğun yuvalanması nedeniyle, 15 Mayıs-15 Eylül döneminde Mersin, Adana ve Hatay sahillerinde tüm paydaşların (yerel yönetimler, kıyı sakinleri, işletme sahipleri) izleme çalışmalarına destek olması büyük önem taşıyor.

Oruç, "Vatandaş bilimi yaklaşımıyla bugün dünyada binlerce gönüllü, türlerin ve yaşam alanlarının korunması için uzmanlar, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarıyla birlikte çalışıyor. Benzer bir iş birliği kültürünü ülkemizde de güçlendirmeliyiz" sözleriyle çağrısını tamamladı.

Kaynak: AA