Toplumda her üç yetişkinden birinde görülen varis, toplardamarların genişleyerek kanı kalbe taşıma görevini yerine getirememesi sonucu ortaya çıkan ciddi bir dolaşım sorunu olarak dikkat çekiyor. Medicana Sağlık Grubu Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kurç, özellikle ilerleyen yaşla birlikte doku elastikiyetinin azalması ve yer çekiminin etkisiyle 70'li yaşlardaki bireylerde bu hastalığın görülme oranının yüzde 70'lere ulaştığını belirtti.

Günlük alışkanlıklar varis riskini tetikliyor

Hemoroid sanılan belirtiler kanser habercisi olabilir
Hemoroid sanılan belirtiler kanser habercisi olabilir
İçeriği Görüntüle

Varisin gelişiminde genetik yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzı faktörleri de belirleyici rol oynuyor. Prof. Dr. Kurç, kadınlarda hormonal değişimler ve gebelik süreçlerinin varis riskini artırdığını, 30'lu yaşlarda kadınlardaki görülme oranının yaklaşık yüzde 30 olduğunu ifade etti. Ayrıca masabaşı çalışanlar ile uzun süre ayakta kalmak zorunda olan bireylerin yüksek risk grubunda bulunduğu, sigara kullanımı ve sürekli topuklu ayakkabı tercihinin damar işlevini bozabileceği vurgulandı.

Tedavi yöntemleri hastalığın derecesine göre belirleniyor

Varis tedavisinde doğru tanı ve evreleme için ultrasonografi ile yapılan değerlendirmeler kritik bir aşamayı oluşturuyor. Birinci ve ikinci derece varislerde öncelikle ilaç tedavisi ve medikal çorap kullanımı tercih edilirken, estetik kaygısı olanlarda köpük veya iğne tedavisi uygulanabiliyor. Damar çapının genişlediği üçüncü ve dördüncü derece vakalarda ise cerrahi yöntemler gündeme geliyor. Günümüzde açık cerrahi yerine lazerle yapılan kapalı yöntemlerin yüksek başarı oranları ve hasta konforu nedeniyle daha sık tercih edildiği belirtildi.

Kaynak: AA