Madde bağımlılığının özellikle çocuklar ve gençler arasında giderek daha önemli bir sorun haline geldiğine dikkat çeken Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı ve Sosyolog Osman Turgut, Van’da bağımlılıkla mücadelede yeni bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini söyledi. Bağımlılığın yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınmasının yeterli olmadığını belirten Turgut, tedavi, rehabilitasyon ve önleyici sosyal politikaları kapsayan toplum temelli bir modelin uygulanmasının önemine vurgu yaptı.

“Bağımlılık bir anda gelişmiyor”

Bağımlılığın uzun bir süreç sonunda ortaya çıktığını belirten Osman Turgut, ilk kullanımın çoğu zaman merak ya da arkadaş çevresinin etkisiyle başladığını söyledi. Turgut, “Bağımlılık aniden gelişen bir hastalık değildir. Belirli bir süreç içerisinde yavaş yavaş gelişir. Kişi başlangıçta istediği zaman bırakabileceğini düşünür ancak zamanla maddeyi kontrol edemez hale gelir.” dedi.

“Bilgi tek başına yeterli değil”

Gençlerin zararlı maddeler hakkında bilgi sahibi olmasının tek başına koruyucu olmadığını ifade eden Turgut, maddelere erişimin zorlaştırılmasına yönelik sosyal politikaların geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Okul başarısızlığı, aile içi sorunlar ve sosyal çevrenin bağımlılık riskini artırabildiğini dile getiren Turgut, eğitim kurumları ile ailelerin ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.

“Bu mücadele sadece polisle yürütülemez”

Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca kolluk kuvvetlerinin görevi olmadığını vurgulayan Turgut, üniversiteler, belediyeler, sivil toplum kuruluşları, müftülükler ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü başta olmak üzere tüm kurumların ortak bir çalışma yürütmesi gerektiğini söyledi.

“Bu mücadelede toplumun tamamı sürecin içinde olmalıdır. Önleyici çalışmalar, güvenlik tedbirleri kadar önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Van’a rehabilitasyon merkezi önerisi

Van’da bağımlılıkla mücadele kapsamında tedavi, danışmanlık, rehabilitasyon ve sosyal uyum hizmetlerini bir arada sunacak bir merkezin kurulması gerektiğini ifade eden Turgut, Türkiye’nin farklı illerindeki örnek uygulamalara dikkat çekti. Kırıkkale, Isparta, Osmaniye, Çorum ve Ankara’da bu alanda faaliyet gösteren merkezlerin bulunduğunu belirten Turgut, Van’da da benzer bir merkezin hayata geçirilmesinin önemli bir ihtiyaç olduğunu söyledi.

“İzlanda Modeli Van için örnek olabilir”

Van Barosu’ndan Rojin Kabaiş soruşturmasına ilişkin açıklama
Van Barosu’ndan Rojin Kabaiş soruşturmasına ilişkin açıklama
İçeriği Görüntüle

İzlanda’da yıllardır uygulanan bağımlılıkla mücadele modelinin dikkat çekici sonuçlar verdiğini belirten Turgut, bu sistemin bağımlılık ortaya çıktıktan sonra değil, ortaya çıkmadan önce önlemeyi hedeflediğini ifade etti. Model kapsamında gençlere yönelik düzenli anketler yapıldığını, elde edilen verilerin bilim insanları, eğitimciler, aileler ve yerel yöneticiler tarafından değerlendirilerek ortak politikalar geliştirildiğini anlatan Turgut; okul-aile iş birliği, ücretsiz spor ve sanat faaliyetleri ile gençlerin sosyal yaşama katılımını artıran uygulamaların önemli başarı sağladığını söyledi.

“Önleyici sosyal politikalar güçlendirilmeli”

İzlanda’da uygulanan model sayesinde gençler arasında alkol, sigara ve uyuşturucu kullanım oranlarının yıllar içinde önemli ölçüde düştüğünü belirten Turgut, Van’da da bilimsel verilere dayalı, kurumlar arası iş birliğini esas alan ve önleyici sosyal politikaları önceleyen bir sistemin kurulması gerektiğini ifade etti.

Turgut, bağımlılığın yalnızca bireyleri değil aileleri ve toplumu da etkileyen önemli bir sosyal sorun olduğunu belirterek, kalıcı çözümün tedavi hizmetleri kadar önleyici çalışmaların güçlendirilmesinden geçtiğini sözlerine ekledi.

Muhabir: TÜLAY GÜVEN