DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Mersin İl Örgütü’nün 3. Olağan Kongresi’nde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”ne geniş yer veren Bakırhan, Meclis’e gelmesi beklenen çerçeve yasanın kapsamlı olması gerektiğini belirtti.
Ortadoğu’daki savaş ve çatışmalara dikkat çeken Bakırhan, Türkiye’de yürütülen barış sürecinin önemine vurgu yaptı. PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı çağrıya da değinen Bakırhan, Türkiye’de barış ve demokratik çözüm açısından önemli bir sürecin yürütüldüğünü savundu.
Türkiye’nin çatışma ve krizlerden korunmasının yolunun demokrasiyi ve toplumsal barışı güçlendirmekten geçtiğini ifade eden Bakırhan, sürecin öneminin bölgedeki gelişmeler üzerinden daha iyi anlaşılabileceğini söyledi.
“Yasa yarım değil, tam bir yasa olmalı”
Meclis’e gelmesi beklenen çerçeve yasaya ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, düzenlemenin kapsamlı olması gerektiğini belirtti. Yasanın Kürt meselesinin çözümünden kaynaklanan sorunların ortadan kaldırılmasına yönelik adımlar içermesi gerektiğini savunan Bakırhan, sözlerine şöyle devam etti:
“Umarım bu sefer bu süreci ıskalamayız. Bir aksilik çıkmazsa en kısa sürede bir çerçeve yasa Meclise gelecek. Muhtemelen bu hafta içi bir yasa gelecek. Bu yasayı küçümsememek gerekiyor. Bu yasa 50 yıllık acının, kanın, çatışmanın ve şiddetin ortadan kalkarak Kürt meselesinin siyasi ve hukuk zeminine geçmesini sağlayacak bir yasadır. Kürt meselesini şiddet zemininden alarak diyalog ve müzakere ile çözümünü sağlayacak olan bir süreç içerisindeyiz. Bir tarihi süreç içerisinde yaşıyoruz. Bunu ıskalamamamız gerekiyor. Tarihte bazı dönemler var. Iskalarsanız 50 yıl boyunca belki de daha fazla uğraşarak ancak bir düzlüğe çıkarabilirsiniz. Yeterince acıların çekildiği, neredeyse yurdun her karışına kanın düştüğü, acının düştüğü bir süreçte barışı aramamız, diyalog ve müzakere ile yüzyıllık bir meseleyi çözmeye çalışmamız çok kıymetli ve çok değerlidir. Dolayısıyla Meclise gelecek olan yasanın kategorik ayrımlar yapmaması gerekiyor. Yüreğinde ve aklında barışa inanan ve barışa gelmek isteyen hiç kimseye o yasa kapıları kapatmamalıdır. Yönetici, şuraya bulaşmış, buraya bulaşmamış ayrımı yapmamalıdır bu yasa. Yasa gelmek isteyen hiç kimseyi dışarıda bırakmamalıdır. Yarım bir yasa değil, tam bir yasa olmalıdır.”
Bakırhan, düzenlemenin barış sürecine katılmak isteyen hiç kimseyi dışarıda bırakmaması gerektiğini ifade etti. Abdullah Öcalan’ın süreci yürütebilmesi için yaşam, iletişim ve çalışma koşullarının düzenlenmesi gerektiğini de söyleyen Bakırhan, kayyım atanan belediye eş başkanlarının görevlerine dönmesi çağrısında bulundu.
“86 milyon kazandı, barış kazandı”
Barışın toplumun tüm kesimlerinin katkısıyla sağlanması gerektiğini belirten Bakırhan, Türkler, Kürtler, Aleviler, kadınlar ve gençlerin sürece dahil olması gerektiğini söyledi. Bakırhan, “Ne Türk kaybetti, ne Kürt kaybetti. 86 milyon kazandı, barış kazandı” ifadelerini kullandı.
Süreci istemeyen ve provokasyonlarla süreci bozmak isteyen kesimlerin bulunduğunu öne süren Bakırhan, bu girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Bakırhan, “Onlara vereceğimiz cevap öfke değil, sükunetimiz olacak. Tereddüt değil, kararlılığımız olacak. Provokasyonlara, bu süreci bozan yaklaşımlara asla prim vermeyeceğiz” diye konuştu.
“Bu yasa bir son değil, bir başlangıç olacak”
Yasal düzenlemenin toplumun tüm sorunlarını tek başına çözmeyeceğini belirten Bakırhan, yasanın demokratikleşme açısından bir başlangıç olabileceğini söyledi. Bakırhan, düzenlemenin dil, kimlik, ekonomik adalet, kadınların özgürlüğü ve farklı inançların eşit yurttaşlık temelinde yaşaması açısından yeni bir dönemin kapısını aralayacağını savundu.
DEM Parti’nin sürecin önünü tıkayan değil, önünü açan bir rol üstleneceğini belirten Bakırhan, aynı zamanda demokratik hak ve taleplerin Meclis’te ve toplumsal alanda savunulmaya devam edileceğini ifade etti.



