CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ümit Özdağ ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında konuştu. İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, çatışmaların yeniden alevlenmesinden duyduğu endişeyi dile getirerek müzakere sürecinin sonuçsuz kalmasından üzüntü duyduklarını söyledi.
CHP Genel Başkanı Özel bir gazetecinin “Netenyahu ve İsrail Savunma Bakanı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan sözleri var. Katz da sosyal medyadan İmamoğlu, Yavaş ve Kılıçdaroğlu’nu etiketleyerek, paylaşım yaptı. Nasıl değerlendirirsiniz?” sorusu üzerine şunları söyledi:
“Eli kanlı ve bebekleri katleden, çocukları öldüren, masum insanları öldüren bir soykırımcının, meseleyi Türkiye'deki bir siyasetçiyi, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanlığı görevini sürdüren birisini hedef alarak yaptığı açıklama tam bir hadsizliktir. Ayrıca orada CHP'nin iki sayın belediye başkanını ve önceki genel başkanını işaretlemek suretiyle ne murat ediyorsa o murat ettiği şeye ermesi mümkün değildir. Orada işaretlenen tüm CHP'lilerden de CHP'nin tüm üyelerinden de içerideki siyasi rekabet bir yana, İsrail'e ve eli kanlı bir yönetime en ufak bir paye çıkmaz. Yanlarına hiçbir şey kalmaz. Bu konuda İsrail'in karşısında Türkiye tam olarak bir ve bütün şekilde aynı tarafta, masumların tarafında durmaktadır. İsrail'den taraf olacak hiçbir CHP'liyi bulamazlar.”
Ara seçim tartışmaları
Özel, Türkiye’de gündemde olan ara seçim tartışmalarına değinerek, bazı bölgelerde milletvekilliği boşluklarına ilişkin senaryoların yanlış yorumlandığını savundu. CHP’nin bu konuda hazırlık ve değerlendirmeleri olduğunu belirtti.
“Ara seçim kararı alındığı noktada zaten illerde milletvekili seçimi yapılacak. O süreçte karar alındığında tüm siyasi partiler hem kendi pozisyonlarını hem siyasi etiğin gerektirdiği bazı gereklilikleri aralarında konuşurlar. Örneğin Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez, Allah gani gani rahmet eylesin, bu İsrail'i kınarken ve bu İsrail'le ticaretin durdurulmasını savunurken oracıkta can verdi. Mesela biz Kocaeli'nde Hasan Bitmez'den boşalan yere adayın partisi tarafından gösterilmesi gerektiğini düşünürüz ve o yönde de oy kullanırız. Veya Hatay'da eğer ara seçim yapılmaya kalkılırsa orası boş kabul edilir. Bizce yapılmamalıdır, Can Atalay gelmelidir. Yok Can Atalay gelmiyorsa orada Can Atalay'ın adaylaşmasını doğru buluruz. Bunun gibi siyasetin gerekliliklerini ortaya koyacak ve muhalefeti bir ve bütün olarak bu iktidar karşısında tutabilecek her şey siyasi nezaket ve siyasetin gerçekleri dengesi de tutularak hayata geçirilebilir. Ama önemli olan, sandığı CHP kendisi için istemiyor, millet için istiyor. Milletin, sen oyunu bir sefer ver beş yılda birini seç sonra kenara geç olmadığını, bu kadar yoksulluk varken bu kadar haksızlık hukuksuzluk varken, bu kadar işsizlik, gençlerde bu kadar umutsuzluk varken milletin sesini duyurabilmesi, milletin sözü söylemesi, 'Sen bizden oy alırken bunları söylemedin, böyle davranacağını söylemedin...' Tüm yönlerini bu çok uzatılabilir örneğin 'Enflasyon tek haneye düşmedikçe asgari ücrete yılda üç kere ayarlama yapmayı düşünüyoruz' diyen Erdoğan ya da 'Mülakatları kaldırıyoruz' muhalefet öneriyordu, 'Biz de bundan sonra mülakat yapmayacağız' diyen Erdoğan her konuda söylediği sözlerin hiçbirini tutmayan bir iktidara, milletin anketlerde görünenin çok ötesinde bir tepkisi var. Şu an anketlerde CHP'nin birinci parti olduğunu görüyoruz. Ama ben inanıyorum ki sandık konduğunda, toplumdaki tepki Erdoğan'a artık Türkiye'de iktidarı sürdüremeyecek bir sonuçla karşı karşıya bırakacak. O da bununla yüzleşmemek için hiç değilse iki yıl daha buradan kaçıp, iki yıl boyunca bir yolunu bulur muyum diye anayasayı ihlal etmeye çalışıyor. Sandığı kendimiz için istemediğimiz için milletin sesini duyurabileceği en doğru şekilde bir ara seçime katkı sağlarız.”
Öte yandan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise ara seçim yapılması gerektiğini ifade ederek süreci desteklediklerini söyledi.




