Van’da “Azerbaycan-Küresinliler kardeşlik ve gönül köprüsü” programı düzenlendi
Van’da “Azerbaycan-Küresinliler kardeşlik ve gönül köprüsü” programı düzenlendi
İçeriği Görüntüle

Modern şehirleşme, binaların fiziki yapısını yenilerken, yıllarca apartmanların yükünü omuzlayan kapıcıları da sistemin dışına itiyor. Sabahları kapı önlerine bırakılan sıcak ekmeklerle, çöplerin toplanmasıyla, apartmanın günlük düzeninin sağlanmasıyla hafızalara kazınan kapıcılar, artık yeni nesil binalarda kendilerine yer bulamıyor.

Bir zamanlar apartman sakinlerinin yalnızca “görevlisi” değil, aynı zamanda binanın bir ferdi gibi görülen kapıcılar, kentsel dönüşümle birlikte şehirlerin sessiz mağdurları haline geldi. Yıllarını aynı apartmana, aynı mahalleye ve aynı insanlara hizmet ederek geçiren bu emektarlar, bugün işsizlik ve yüksek yaşam maliyetleriyle karşı karşıya kalıyor.

Modern binalarda kapıcı dairesine yer kalmadı

Kentsel dönüşümle birlikte inşa edilen yeni projelerde, kapıcı daireleri artık eski önemini kaybetmiş durumda. Artan inşaat maliyetleri, dairelerin kullanım alanlarını genişletme isteği ve otopark, depo, sığınak gibi alanlara duyulan ihtiyaç, mimari planlarda kapıcı dairelerinin gözden çıkarılmasına neden oluyor.

Geçmişte giriş katlarında ya da bodrum bölümlerinde kapıcılara ayrılan alanlar, yeni projelerde farklı amaçlarla kullanılıyor. Müteahhitler ve bina yönetimleri, bu alanları daha çok otopark, depo, teknik alan ya da sığınak olarak değerlendirmeyi tercih ediyor.

Bu mekânsal değişim, beraberinde bir mesleğin de yok oluşunu getiriyor. Apartmanların günlük düzenini sağlayan, sakinlerle birebir ilişki kuran ve binanın ihtiyaçlarını yakından takip eden kapıcıların yerini artık daha kurumsal ve mesafeli hizmet modelleri alıyor.

İnsan emeğinin yerini şirketler ve dijital sistemler alıyor

Yeni şehir yaşamında kapıcılık hizmetleri farklı parçalara ayrılmış durumda. Apartman temizliği için haftanın belirli günlerinde gelen profesyonel temizlik şirketleriyle anlaşılırken, güvenlik hizmetleri ise dijital kamera sistemleri, şifreli kapılar ve görüntülü diafonlarla sağlanıyor.

Eskiden binadaki sorunları ilk fark eden, komşular arasında iletişim kuran, yaşlıların, çocukların ve yalnız yaşayanların ihtiyaçlarını gözeten kapıcıların yerini artık teknolojik sistemler ve dışarıdan alınan hizmetler alıyor.

Bu durum yalnızca bir iş kolunun zayıflaması anlamına gelmiyor. Aynı zamanda apartman kültüründeki sıcak ilişkilerin, gündelik dayanışmanın ve mahalle yaşamına ait insani bağların da azalmasına neden oluyor. Bir zamanlar apartman sakinlerinin kapısını çalıp hal hatır soran, bayramlarda, hastalıklarda, zor zamanlarda binanın bir parçası gibi davranan kapıcılar, modern şehir yaşamının hızlanan ve yalnızlaşan düzeni içinde görünmez hale geliyor.

Şehrin emektarları memleketlerine dönüyor

Kapıcılık mesleğinin gerilemesi, en çok yıllarını bu işe veren emektarları etkiliyor. Kentsel dönüşüm sonrası kapıcı dairesi bulunmayan yeni binalarda çalışma imkânı bulamayan birçok bina görevlisi, işsiz kalıyor. Büyükşehirlerde kira, ulaşım, gıda ve temel yaşam giderlerinin her geçen gün artması da bu emektarların şehirde tutunmasını zorlaştırıyor. Yıllar önce “taşı toprağı altın” diyerek geldikleri şehirlerde uzun süre emek veren kapıcılar, bugün eşyalarını toplayıp memleketlerine, köylerine dönmek zorunda kalıyor.

Yıllarca o apartmanların yalnızca çalışanı değil, aynı zamanda sakini gibi yaşayan bu insanlar, modernleşen şehirlerin sessiz vedasını yaşıyor. Arkalarında yalnızca boşalan kapıcı daireleri değil, şehir hafızasında derin izler bırakan bir yaşam kültürü de kalıyor.

Kentsel dönüşüm mahalle kültürünü de değiştiriyor

Kentsel dönüşüm projeleriyle şehirlerin çehresi yenilenirken, eski apartman yaşamının oluşturduğu komşuluk ilişkileri de zayıflıyor. Eskiden aynı binada yıllarca birlikte yaşayan insanlar arasında kurulan bağlar, yeni konut projelerinde daha sınırlı ve mesafeli bir hale geliyor.

Kapıcılar ise bu eski apartman kültürünün en önemli aktörlerinden biriydi. Binanın düzenini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda komşular arasındaki iletişimin de doğal bir parçası olurlardı. Hangi evde hasta var, kimin çocuğu okula gidiyor, kimin yardıma ihtiyacı var; çoğu zaman en önce onlar bilirdi.

Bugün ise modern sitelerde ve yeni apartmanlarda bu ilişki biçimi giderek azalıyor. Hizmetler daha profesyonel hale gelirken, insani temas da aynı oranda zayıflıyor.

Mekândan tasarruf, bir mesleğe veda

Yeni konut projelerinde kapıcı dairelerinin kaldırılması, çoğu zaman ekonomik gerekçelerle açıklanıyor. Ancak bu tercih, yalnızca mekândan tasarruf anlamına gelmiyor; aynı zamanda şehirlerin hafızasında önemli bir yeri olan bir mesleğe de veda anlamı taşıyor.

Kapıcılık, yıllar boyunca şehir yaşamının görünmeyen ama vazgeçilmez emek alanlarından biri oldu. Apartmanların temizliğinden ısınmasına, çöplerin toplanmasından günlük ihtiyaçların karşılanmasına kadar pek çok işi üstlenen kapıcılar, çoğu zaman düşük ücretlerle ve ağır çalışma koşullarıyla hayatlarını sürdürdü.

Bugün ise bu meslek, modern şehirlerin yeni ihtiyaçları ve ekonomik hesapları arasında geri plana itiliyor. İnsan emeği, yerini dışarıdan alınan hizmetlere ve dijital çözümlere bırakıyor.

Şehir modernleşirken hafızasını kaybediyor

Kapıcılık mesleğinin yok oluşu, şehirleşmenin yalnızca fiziksel bir dönüşüm olmadığını da gösteriyor. Binalar yenilenirken, mahalle kültürü, apartman dayanışması ve insan ilişkileri de dönüşüyor. Modern şehirler daha güvenlikli, daha teknolojik ve daha düzenli yapılar inşa ederken; geçmişin sıcak, emekle örülmüş ve insana dokunan ilişkilerini de yavaş yavaş geride bırakıyor.

Kentsel dönüşümle birlikte kapıcılık mesleğinin azalması, şehirlerin sessiz ama derin değişimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bir dönemin apartman emektarları, bugün modern kent yaşamının dışında kalırken, geriye şehirlerin hafızasında yer eden sessiz bir veda kalıyor.

Kentsel dönüşüm binaları yenilerken, kapıcılık mesleğini de büyük ölçüde görünmez hale getiriyor. Şehrin emektarları birer birer memleketlerine dönerken, apartman kültürünün en naif ve fedakâr mesleklerinden biri de tarihe karışıyor.

Muhabir: SEMİH SARMA