Hayvanlardan insanlara bulaşan zoonotik hastalıklar, küresel sağlık gündemindeki önemini koruyor. Ebola, Hantavirüs, Kovid-19, mpox ve Nipah gibi salgınlar, yalnızca sağlık sistemlerini değil, ekonomiyi, toplumsal yaşamı ve uluslararası ilişkileri de etkiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 200'den fazla zoonotik hastalık bulunuyor. 1970 yılından bu yana keşfedilen 1500'den fazla patojenin yaklaşık yüzde 70'ini hayvan kaynaklı etkenler oluşturuyor. Kuduz gibi bazı hastalıklar aşılama programlarıyla önlenebilirken, Kovid-19 ve Ebola gibi salgınlar küresel çapta ciddi sonuçlar doğuruyor.

İnsanlar ile hayvanlar arasındaki temas arttı
DSÖ Başbilim İnsanı Dr. Sylvie Briand, zoonotik hastalıkların yayılmasında insan yaşamındaki değişimlerin belirleyici rol oynadığını söyledi. Ormansızlaşma, arazi kullanımındaki değişiklikler ve doğal yaşam alanlarının daralmasının insanlarla yabani hayvanlar arasındaki teması artırdığını belirten Briand, bunun yeni hastalıkların ortaya çıkma riskini yükselttiğini ifade etti.
Turizmin de bulaş zincirini hızlandırdığına dikkat çeken Briand, Güney Amerika'da görülen Hantavirüs vakalarını örnek göstererek, enfekte kemirgenlerin bulunduğu bölgelere seyahat eden kişilerin hastalığı ülkelerine taşıyabildiğini dile getirdi.
Yoğun hayvancılık faaliyetlerinin de risk oluşturduğunu belirten Briand, özellikle kümes hayvanlarının yoğun şekilde yetiştirildiği alanlarda virüslerin daha kolay yayıldığını ve yeni varyantların ortaya çıkabildiğini söyledi.

Kovid-19 daha az ölümcül
Kovid-19'un zaman içinde evrim geçirerek ilk dönemine göre daha az ölümcül ancak daha bulaşıcı hale geldiğini ifade eden Briand, benzer süreçlerin diğer zoonotik virüslerde de yaşanabileceğini kaydetti.
İklim değişikliğinin hastalıkların yayılım alanını değiştirdiğini vurgulayan Briand, sıcaklık artışıyla birlikte sivrisineklerin daha önce yaşayamadıkları bölgelere ulaştığını, bu nedenle dang humması ve sıtma gibi hastalıkların Avrupa'nın güneyinde de görülmeye başladığını söyledi. Gelecekte daha önce risk taşımayan bölgelerin de salgınlarla karşı karşıya kalabileceğini belirtti.
Briand, hükümetlere sağlık altyapılarını güçlendirme, salgın hazırlık planlarını güncelleme ve maske, oksijen ile teşhis ekipmanları gibi kritik malzemeleri hazır bulundurma çağrısında bulundu. Bireysel korunma yöntemlerinin ise hastalığın türüne göre değiştiğini belirterek, her salgın için uygun önlemlerin alınmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.



