Orta Doğu'da tırmanan askeri ve siyasi çatışmalar, küresel enerji piyasaları üzerindeki baskıyı artırıyor. İran'ın, dünya petrol ticaretinin en kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'nı kapattığı yönündeki iddialar, tedarik zincirinde büyük bir şok dalgası yarattı. Lojistik akışın sekteye uğramasıyla birlikte küresel arz endişeleri zirveye çıkarken, petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü hareket de hız kazandı.


Yaşanan arz krizini hafifletmek amacıyla üretici ülkeler, temmuz ayında günlük 188 bin varillik bir üretim artışına gitme kararı aldı. Ancak piyasa aktörleri ve enerji analistleri, bu hamlenin mevcut arz açığını kapatmak için yetersiz olduğu görüşünde birleşiyor. Bazı büyük üretici ülkelerin yaşadığı kapasite sorunları ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin kartelden ayrıldığına yönelik kulis bilgileri, piyasalardaki kırılganlığı ve belirsizliği tırmandırıyor.

İki aylık üretim kaybı


Sektör raporlarına göre, günlük ham petrol üretimi son dönemde sert bir düşüş kaydetti. Şubat ayında 42 milyon 772 bin varil seviyesinde bulunan günlük üretim, mart ayında 34 milyon 929 bin varile, nisan ayında ise 33 milyon 190 bin varile geriledi.
Böylece iki aylık zaman diliminde piyasadaki toplam üretim kaybı yaklaşık 9,6 milyon varili buldu. Uzmanlar, bu düşüşün sadece jeopolitik gerilimlerden değil; Suudi Arabistan, Irak ve Kuveyt gibi ülkelerde meydana gelen operasyonel ve teknik aksaklıklardan da kaynaklandığını belirtiyor.

Dolar 46,15 TL seviyesinde işlem görüyor
Dolar 46,15 TL seviyesinde işlem görüyor
İçeriği Görüntüle

Sektörde uzun vadeli belirsizlik


Enerji piyasalarındaki istikrarsızlığın kısa vadede sona ermesi beklenmiyor. Sektör temsilcilerine göre, bölgedeki gerilim azalsa bile hasar gören lojistik ağlarının ve üretim altyapısının yeniden dengeye kavuşması zaman alacak. Mevcut veriler doğrultusunda, küresel petrol piyasalarında tam anlamıyla bir normalleşmenin ancak 2027 yılının ilk aylarında mümkün olabileceği öngörülüyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ