Türk sinemasının unutulmaz eserlerinden "Selvi Boylum Al Yazmalım", aradan geçen yıllara rağmen etkileyici hikâyesi ve güçlü karakterleriyle izleyicilerin hafızasındaki yerini koruyor. Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un 1961 yılında kaleme aldığı "Kırmızı Eşarp" adlı uzun hikâyeden uyarlanan film, aşk, sadakat, fedakârlık ve emeğin anlamını sorgulayan anlatımıyla sinema tarihinin kült yapımları arasında gösteriliyor.
1977 yılında Atıf Yılmaz yönetmenliğinde çekilen filmde Türkan Şoray, Kadir İnanır ve Ahmet Mekin başrolleri paylaştı. Kadir İnanır'ın canlandırdığı kamyon şoförü İlyas ile Türkan Şoray'ın hayat verdiği Asya arasında ilk görüşte başlayan büyük aşk, zamanla İlyas'ın sorumsuz davranışları ve kariyer hırsı nedeniyle çıkmaza giriyor. İlyas'ın evi terk etmesinin ardından Asya, oğlu Samet ile yaşam mücadelesi verirken, kendilerine sahip çıkan yol bakım ustası Cemşitin sevgisiyle yeni bir hayatın eşiğine geliyor.
Film ile roman arasında en dikkat çekici fark ise final sahnesinde ortaya çıkıyor. Aytmatov'un eserinde Asya, İlyas'a dönmeyerek Cemşit'in yanında kalmayı tercih ederken, oğlu Samet de İlyas'ın kamyonundan inerek kendisine sevgi ve emek veren Cemşit'e koşuyor. Sinema uyarlamasında ise final farklı kurgulanıyor ve Asya'nın tercihi izleyicinin yorumuna açık bir anlatımla sunuluyor.
Eserin hafızalara kazınan en önemli yönlerinden biri de, yıllardır dillerden düşmeyen "Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti..." sözü oldu. Bu replik, filmin temel mesajını özetlerken, gerçek sevginin yalnızca tutkulu bir aşktan değil, emek, fedakârlık ve sadakatten beslendiğini vurguluyor
Filmin duygusal atmosferini güçlendiren müzikler ise usta sanatçı Cahit Berkay tarafından bestelenerek Türk sinemasının unutulmaz film müzikleri arasında yerini aldı.
Başarılı oyunculukları, etkileyici senaryosu ve evrensel mesajıyla "Selvi Boylum Al Yazmalım", yalnızca Kadir İnanır'ın kariyerinin değil, Türk sinemasının da en değerli klasiklerinden biri olarak izlenmeye devam ediyor.




