Yaklaşık 2 bin yıl önce Vezüv Yanardağı’nın patlamasıyla kömürleşerek okunamaz hale gelen Antik Roma dönemine ait Herculaneum parşömenleri, yapay zekâ ve gelişmiş X-ışını görüntüleme teknolojisi sayesinde ilk kez zarar verilmeden okunmayı başardı. Bilim insanları, yöntemin antik dünyaya ait kayıp eserlerin gün yüzüne çıkarılmasında yeni bir dönemin kapısını aralayacağını belirtiyor.
Yaklaşık 2 bin yıldır açılamıyordu
M.S. 79 yılında meydana gelen Vezüv Yanardağı patlaması, Pompeii ve Herculaneum kentlerini kül ve sıcak gaz bulutlarının altında bıraktı. Herculaneum’daki bir villada bulunan yaklaşık 1.800 papirüs parşömeni, 300 derecenin üzerindeki sıcaklık nedeniyle kömürleşti.
Kömürleşme sayesinde günümüze kadar ulaşan parşömenler, son derece kırılgan hale geldiği için yüzyıllar boyunca açılamadı. Fiziksel olarak açılmaya çalışılan birçok eser ise geri dönüşü olmayacak şekilde zarar gördü.
İlk kez tam bir parşömen çözüldü
Araştırmacılar, yapay zekâ destekli analiz ve yüksek çözünürlüklü X-ışını taramalarıyla yaklaşık 1,5 metre uzunluğunda ve 20 metin sütunundan oluşan bir parşömeni tamamen okumayı başardı.
Bunun yanı sıra başka bir parşömende de 70’ten fazla metin sütunu çözüldü. Bilim insanları, bunların bugüne kadar dijital ortamda okunabilen en kapsamlı Herculaneum parşömenleri olduğunu ifade etti.
Kayıp felsefe eserleri ortaya çıktı
Okunan metinlerin önemli bölümünün, M.Ö. 1. yüzyılda yaşamış Epikurosçu filozof Philodemus’a ait olduğu belirlendi.
Araştırmacılar, filozofun “Kötülükler Üzerine” (On Vices) adlı eserinin ilk kitabından yaklaşık 70 sütunluk bölümü çözmeyi başarırken, “Tanrılar Üzerine” (On Gods) adlı eserinin sekizinci kitabını da ilk kez tespit etti.
Bilim insanları ayrıca çözülen başka bir metnin büyük olasılıkla Stoacı filozof Chrysippos’a ait olduğunu değerlendiriyor.
İnsan doğası ve ahlak tartışılıyor
Çözülen metinlerde insan doğası, erdem, bilgelik, ahlak ve doğru yaşam üzerine felsefi değerlendirmeler yer alıyor. Araştırmacılar tarafından paylaşılan ilk pasajlardan birinde şu ifadeler dikkat çekiyor:“Bir şeyi araştıracağız; ancak bir şekilde kendimizden ve kendi doğamızdan uzaklaşırsak onu kavrayamayacağız.”
Antik dünyanın kayıp kütüphanesi yeniden okunabilir
Bilim insanları, geliştirilen teknolojinin yalnızca Herculaneum parşömenleriyle sınırlı kalmayacağını belirtiyor. Aynı yöntemin yangın, deprem ve diğer doğal afetlerde zarar gören tarihi belgelerin okunmasında da kullanılabileceği ifade ediliyor.Araştırmacılara göre halen okunmayı bekleyen yüzlerce Herculaneum parşömeninin çözülebilmesi, antik dünyaya ait kayıp felsefe, tarih ve edebiyat eserlerinin yeniden gün yüzüne çıkmasını sağlayabilir. Bu gelişmenin arkeoloji, klasik tarih ve felsefe araştırmalarında yeni bir dönemin başlangıcı olabileceği değerlendiriliyor.




