Küresel Gıda Bankacılığı Ağı Strateji ve İnovasyondan Sorumlu Kıdemli Direktör Ana Catalina Suarez Pena ile Küresel Gıda Bankacılığı Ağı İletişim ve Pazarlama Başkan Yardımcısı Michael Oko, “Sıfır Atık Forumu 2026” kapsamında gıda bankacılığı, gıda israfı ve iklim krizi ilişkisine dair değerlendirmelerde bulundu. Uzmanlara göre, çöpe giden gıdalar yalnızca ekonomik kayba yol açmıyor; aynı zamanda organik atıkların oluşturduğu metan gazı nedeniyle küresel ısınmanın etkilerini de artırıyor.
“Bir yanda gıda israfı, diğer yanda açlık var”
Küresel ölçekte metan emisyonlarının yaklaşık yüzde 20’sinin organik atıklardan kaynaklandığına dikkat çeken Ana Catalina Suarez Pena, organik atıkların yaklaşık yüzde 77’sini ise gıda atıklarının oluşturduğunu söyledi.
Dünyada 2,5 milyar insanın gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu belirten Suarez, yaşanan tabloyu “paradoks” olarak değerlendirdi.
Suarez, “Bir yandan gıdayı israf ediyoruz, öte yandan insanlar açlıkla ve gıda güvensizliğiyle boğuşuyor. Gıda bankalarının yaptığı şey, bu iki konuyu birbirine bağlamak” dedi.
Gıda sistemleri iklim gündeminin parçası oldu
Suarez, COP28’den bu yana gıda güvensizliği, toprak, tarım ve gıda sistemleri konularının iklim zirvelerinde daha fazla gündeme geldiğini belirtti. İklim değişikliğine bağlı afetlerin gıda üretimini ve gıdaya erişimi doğrudan etkilediğini ifade eden Suarez, “İnsanlar bazen ‘İklimi konuşurken neden gıda sistemlerinden bahsediyoruz?’ diye soruyor. Bahsediyoruz çünkü gıda istikrarı her zaman risk altında. İklim değişikliğine bağlı felaketlerle karşılaştığımızda, gıda istikrarının bu felaketlerden nasıl etkilendiği giderek daha belirleyici hale geliyor. Çünkü hasat değişiyor, gübrenin maliyeti artıyor. Dolayısıyla gıdayı nasıl ürettiğimizi ve içinde bulunduğumuz koşullarda insanların nasıl besleneceğini konuşmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
COP31’de gıda israfı gündeme gelecek
Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31’de, sıfır atık paketi kapsamında gıda israfını önlemeye yönelik başlıkların ele alınacağını belirten Suarez, atılması gereken en önemli adımın gıda israfını kaynağında önlemek olduğunu söyledi. Suarez, “En iyi atık, hiç üretmediğiniz atıktır. COP31’den beklentimiz, atık gündeminin çok önemli bir yer edinmesi. COP31 başkanlığıyla görüştüğümüz konu da bunun müzakerelerin bir parçası olması, gıda israfını azaltmak için teşviklerin ve net bir gündemin oluşması” dedi.
“Gıda israfını önlemek, gezegeni serinletmenin en iyi yolu”
Bir gıda bankasının 1 ton gıdanın israf edilmesini ya da kaybolmasını önlediğinde 2,6 ton karbon emisyonunun oluşmasını da engellediğini vurgulayan Suarez, organik atıkların azaltılmasının iklim taahhütlerine ulaşmada en hızlı yollardan biri olduğunu ifade etti.
Suarez, gıda güvenliğini iyileştirmenin en hızlı yolunun, ihtiyaç sahiplerinin gıdaya erişimini sağlamak olduğunu belirtti. Suarez, “Çözüm bizim elimizde. Gıda kaybını ve israfını önlemek, gezegeni serinletmenin ve insanların gıdaya erişmesini sağlamanın en iyi yolu. Herkesin bu sorunu çözmek için etkin biçimde çalışmasını sağlamamız gerekiyor çünkü bu paradoks herkesin sorunu” diye konuştu.
“Gıdayı insanlara ulaştırabilirsek emisyonları azaltabiliriz”
Küresel Gıda Bankacılığı Ağı İletişim ve Pazarlama Başkan Yardımcısı Michael Oko da gıda israfının önlenmesinin güçlü bir sera gazı olan metan salımını azaltacağını söyledi. Oko, “Gıdayı israf etmek yerine insanlara ulaştırabilirsek ya da kompost gibi başka çözümlere yönlendirebilirsek gezegeni ısıtan emisyonları gerçekten ciddi biçimde azaltabiliriz” dedi.
Gıda israfının küresel emisyonların yaklaşık yüzde 8 ila 10’una neden olduğunu belirten Oko, buna rağmen iklim finansmanının yalnızca yaklaşık yüzde 4’ünün gıda sistemlerine yönlendirildiğini hatırlattı.
“Türkiye’nin bu konuyu öncelik haline getirmesi güçlü bir adım”
Gıda israfı konusunun son dönemde uluslararası platformlarda daha görünür hale geldiğini belirten Oko, Türkiye’nin bu alandaki yaklaşımının önemli olduğunu söyledi.
Oko, “Türkiye bu alana ciddi bir liderlik getiriyor. Gıda israfının bu yıl gündemin en üst sırasında yer alması gerektiğini görüyoruz. Türkiye’nin bunu önceliklerinden biri haline getirmesi çok güçlü bir adım” ifadelerini kullandı.
Dünyada gıda bankacılığı dahil olmak üzere gıda israfına karşı birçok çözüm bulunduğunu ifade eden Oko, bu yöntemlerin hem gıda güvenliğini hem de iklim krizini aynı anda ele alabildiğini belirtti.
Oko, “Yalnızca sözlere değil, eyleme ve uygulamaya ihtiyacımız var. Bu yıl COP’ta görmeyi umduğumuz şey de tam olarak bu” dedi.





