ABD ile İran arasında yürütüldüğü belirtilen diplomasi trafiği, Orta Doğu’da yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. İsrail merkezli Kanal 12 televizyonuna konuşan ABD Başkanı Donald Trump, İran ile müzakerelerde son aşamaya gelindiğini belirterek, anlaşmanın pazartesi gününe kadar imzalanabileceğini söyledi. Sürecin arka planında Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Jared Kushner ve Katar’dan Ali El-Thavadi’nin yer aldığı ileri sürülürken, metnin İsviçre’nin Cenevre kentinde imzalanmasının beklendiği iddia edildi.

Trump “Pazartesi” dedi, Tahran temkinli

ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklaması, Washington-Tahran hattındaki diplomatik temasların hızlandığı yorumlarına neden oldu. Trump, İran ile yürütülen görüşmelerde son düzlüğe girildiğini ve anlaşmanın kısa süre içinde resmiyet kazanabileceğini ifade etti. İran cephesinden gelen açıklamalarda ise daha temkinli bir dil dikkat çekti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin, ülkesinin müzakere masasında güçlü bir konumda olduğunu belirttiği aktarıldı. Arakçi’nin, “Savaşı bitirmek için en doğru zaman, üstün olduğumuz bu andır” ifadelerini kullandığı ve ABD’nin İran’ın egemenliğini yazılı olarak tanıyacağı yönünde değerlendirmelerde bulunduğu ileri sürüldü.

Dünya Kupası’nda sıcak hava alarmı: Maçların yarısında aşırı ısı riski
Dünya Kupası’nda sıcak hava alarmı: Maçların yarısında aşırı ısı riski
İçeriği Görüntüle

“İslamabad anlaşması” iddiası

Diplomatik kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, olası mutabakatın “İslamabad Anlaşması” adıyla anılması bekleniyor. Pakistan’ın süreçte arabulucu rol üstlendiği ve görüşmelerde önemli bir aşamaya gelindiği iddia ediliyor. ABD’li üst düzey bir yetkilinin, anlaşma metninin büyük oranda tamamlandığını söylediği öne sürülürken, mutabakatın Orta Doğu’daki güç dengelerini doğrudan etkileyecek başlıklar içerdiği belirtiliyor.

Anlaşmanın öne çıkan başlıkları

Gündeme gelen iddialara göre olası anlaşma dört temel başlık üzerine şekilleniyor. Buna göre Hürmüz Boğazı’nda deniz ablukasının kaldırılması, ancak boğazın yönetim ve hizmet süreçlerinde yeni bir düzenlemeye gidilmesi planlanıyor. İran’ın boğazda sunulan hizmetler karşılığında ücret talep edebileceği öne sürülüyor. Anlaşmanın bir diğer önemli başlığını İran’ın nükleer programı oluşturuyor. İddialara göre, Tahran yönetiminin nükleer programını sonlandırması karşılığında finansal yaptırımların kaldırılması ve dondurulan varlıkların serbest bırakılması gündemde.

Mutabakatın ayrıca Orta Doğu’da uzun vadeli istikrar ve bölgesel barış hedefi taşıdığı ifade ediliyor.

İsrail cephesinde rahatsızlık

Washington ile Tahran arasında anlaşma ihtimalinin güçlenmesi, İsrail cephesinde rahatsızlık yarattı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun sürece tepki gösterdiği ve İran’ın nükleer kapasitesine ilişkin endişelerini dile getirdiği belirtildi. Netanyahu’nun, “Hayatımı İran’ın nükleer silah edinmesini engellemeye adadım. Ben koltukta olduğum sürece buna izin vermeyeceğim” dediği aktarıldı. İsrail’in, olası anlaşmada İran’a yönelik dondurulmuş fonların serbest bırakılmasına karşı çıktığı ve bu konuda Washington üzerinde baskı kurmaya çalıştığı ileri sürülüyor.

Orta doğu’da yeni dönem ihtimali

ABD ile İran arasında imzalanması beklenen olası mutabakatın, yalnızca iki ülke ilişkilerini değil, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, enerji piyasaları, yaptırım politikaları ve bölgesel dengeler açısından da önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Küresel piyasaların yakından takip ettiği süreçte, anlaşmanın resmiyet kazanıp kazanmayacağı ve tarafların hangi başlıklarda uzlaşacağı merak konusu olmaya devam ediyor.

Muhabir: ŞİLAN ÇELİK ÇETİN