İpekyolu Sanat Galerisinde kapılarını açan resim sergisinde ressam Deniz Atlı; Kürt kültürü, tarih, mitoloji ve toplumsal hafızayı konu alan eserlerini sanatseverlerle buluşturdu.

Denızatlı (6)

Serginin 2-9 Temmuz tarihleri arasında açık kalacağını belirten Atlı, amacının geçmişe ait kültürel değerleri görsel sanatlar aracılığıyla yeniden görünür kılmak ve gelecek kuşaklara taşımak olduğunu ifade etti.

Denızatlı (7)

Sergi kapsamında geleneksel motifleri de tuvale yansıtan ressam, yaklaşık 20 yıllık sanat birikimini bu çalışmada bir araya getirdiğini söyledi. Görsel sanatların toplumların tarihini ve kültürel hafızasını aktarmadaki rolüne değinen Atlı, sanatın yalnızca estetik bir üretim olmadığını belirterek yerel sanatın desteklenmesi ve kültürel mirasa sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.

Denızatlı (3)

"Her Çizimde Farklı Bir Hikâye"

Sergisinin odağında Kürt kültür ve tarihinin temel olaylarının yer aldığını ifade eden Ressam Deniz Atlı, eserlerindeki mitolojik ve tarihi temaları şu sözlerle aktardı:

"Şu anki tema, çoğunlukla Kürt kültür ve Kürdistan tarihindeki temel olayları esas alan bir sevgi barındırıyor. Örneğin; Astyages ve Harpagos'un karşılıklı birbirlerine yaptığı ihanet ile Med İmparatorluğu'nun yıkılışına neden olan olay anlatılıyor. Diğer resimde Enkidu ve Şamat var. Yine birbirlerinden habersiz savaş meydanında karşı karşıya gelen Rüstem ve Zohrab'ın trajik hikayesi yer alıyor. Bunlardan öte Şahmeran, Feqiye Teyran ve Melaye Ciziri’nin kültürel değerleri ile Şengal'de yaşanan katliamı, vahşeti her bir çiziminde farklı bir hikayeyle ele aldığım '73. Ferman' adlı başyapıtım sergide bulunuyor."

Denızatlı (8)

"Halı Desenlerinden Modern Tuvale"

Eserlerinde geleneksel motifleri modern bir yorumla tuvale taşıyan Atlı, Kürt kadınlarının binlerce yıldır ev ve duvar halılarına işlediği kaligrafik desenleri farklı bir boyuta aktardığını ifade etti. Sanat tarihinde Batı ve Doğu sentezinin önemine dikkat çeken ressam, ünlü Fransız sanatçı Henri Matisse için yaptığı resmin arka planına dair şöyle konuştu:

"Matisse, hayatının sonunda yöneldiği saf sanatı bulmak için Orta Doğu dahil tüm bölgeleri arıyor; Afrika'ya gidiyor, Avrupa'yı geziyor. Fakat saf sanatı Orta Doğu'da, Kürt ve İran halı desenlerinde buluyor. Hatta şu an dünyanın en ünlü resimlerinden biri olan Kırmızı Oda, aslında bir duvar halısından esinlenerek yaptığı bir resimdir. Sergideki 'Matisse'e Saygı' resmim de onadır çünkü Matisse gerçek rengi, canlılığı bu halılardaki desenlerde görmüştür."

Denızatlı (3)

"Sanat Bir Hobi Değil, Üretim Alanıdır"

"En büyük veya en iyi sanatçı" gibi tekilleştiren tanımların sermayeci ve rekabetçi düşüncenin bir ürünü olduğunu savunan Atlı, sanatın insanlıkla yaşıt evrensel bir değer olduğunu ifade etti:

Van KESK Şubeler Platformu: "Sivas'ı unutmadık, unutturmayacağız"
Van KESK Şubeler Platformu: "Sivas'ı unutmadık, unutturmayacağız"
İçeriği Görüntüle

"İnsanlık tarihine bakın; bugün Göbeklitepe 12.000 yıl önce yapılmış en eski tapınaklardan biri. Ama İspanya'daki mağara duvarlarına yapılan resimler 40.000 yıllıktır. 60.000 yıl önce Güney Kürdistan'daki Şanidar Mağarası'nda Neandertaller çiçeklere sarılı olarak gömülmüşler. Bu durum insanın en başından beri sanatla yaşadığını gösterir. Toplumda 'Sanat boş insanların işidir, bir hobidir' şeklinde kötü bir algı mevcuttur; bu yapısal algının değişmesi gerekiyor. Sanat boş bir uğraş alanı değildir; bir üretim, bir yaratım alanıdır."

Denızatlı (4)

"Görsel Sanatımızı Yaratmalıyız"

Edebiyatta Feqiyê Teyran, Melayê Ciziri ve Ahmed-i Hani gibi isimlerle çok güçlü edebi eserler üretilmesine rağmen toplumun görsel sanat kanadının zayıf kaldığını belirten Deniz Atlı, her şehrin kendi sanatçısını beslemesi gerektiğini söyledi. Ünlü ressam Francisco Goya’nın toplumsal trajedileri sanata aktarma gücünü örnek göstererek sözlerini şöyle noktaladı:

"Bizim halk olarak yaşadığımız trajediler kat kat daha büyüktür. Bunu niye görsel sanata dönüştüremiyoruz? Bir kitabın anlatacaklarını bir tablo size çok basit bir şekilde gösterir. Sadece bir başkasının ürettiği sanatı takip etmekle yetinmemeliyiz. Bu şehrin kendi sanatını geliştirmesi, kendi sanatçısını beslemesi gerekiyor. Çünkü bir şehrin değeri, onun geliştirdiği sanatsal özellikleriyledir. Sanat şehrini biz herkesten çok hak etmişiz ama sanatımızı üretmede, geliştirmede hep bir başkasından bekliyoruz. Benim hedefim, öncelikle kendi sanatımızın gelişebileceğine inanmamız ve bize ait tarihsel değerlerin önemini görsel hafızayla geleceğe taşımaktır."

Denızatlı (1)

Muhabir: SEMİH SARMA