Geniş meraları ve köklü yetiştiricilik kültürüyle öne çıkan Van’da hayvancılık sektörü, son dönemde karşı karşıya kaldığı zorluklarla mücadele ediyor. Yem ve yakıt fiyatlarındaki hızlı yükseliş ile kış sezonunun beklenenden uzun sürmesi, bölgedeki üreticiler üzerinde ciddi bir maliyet baskısı yarattı.

Ziraat Mühendisi Özer Üçer, yem fiyatlarındaki artışın genel işletme giderleri ve nakliye maliyetleriyle birleştiğine dikkat çekiyor. Üçer, bu birleşimin çiğ süt üretim maliyetlerini sürdürülemez bir seviyeye taşıdığını ve üreticileri ciddi bir ekonomik darboğazla karşı karşıya bıraktığını belirtiyor.

Ziraat Mühendisi Özer Üçer
"Üretici zarar ediyor"
Van’da hayvancılık sektörünün, son iki yılda yaşanan maliyet artışları nedeniyle tarihinin en zor dönemlerinden birinden geçtiğini aktaran Üçer, üreticinin zor bir tabloyla karşı karşıya kaldığını vurguladı.

Üçer, “Van’da bir büyükbaş hayvanın günlük kaba ve kesif yem maliyeti iki yıl öncesine göre yüzde 120-140 arttı. Ortalama bir sağmal inek için günlük yem maliyeti 180-220 TL bandına çıktı. Üstelik yük sadece yemle sınırlı kalmıyor; mazot da işin içine girince sadece yonca balyasını tarladan ahıra çekmek, gübre çıkarmak, süt tankını soğutmak için günde 40-60 TL ek masraf biniyor. Bu da üreticinin litre süt başına maliyetini 16-17 TL’nin üzerine çekti. Süt referans fiyatı bunun altında kalınca çiftçi her litre sütte zarar eder hale geldi” diye konuştu.

"Yakıt yükü ağırlaştı"
Yem fiyatlarının yanı sıra akaryakıtın da üreticiyi doğrudan etkilediğini belirten Üçer, mazot giderlerinin işletmelere yansımasına ilişkin şunları kaydetti:
“Traktörle tarlayı sürmek, biçmek, balya yapmak, ahır gübresini atmak, sütü soğutucuya götürmek hepsi mazot demektir. Mazot fiyatı 10 TL arttığında, 50 başlık bir işletme sadece tarla işleri için aylık 8-10 bin TL ek yük görüyor.” Ayrıca nakliye masraflarının da pazarlama marjını erittiğini belirten uzman, “Van Erciş’ten Van merkeze bir hayvanın nakliye ücreti iki yılda ikiye katlandı” dedi.

"Kış uzadı, maliyet katlandı"
İklim değişikliğinin bölgedeki kış şartlarını daha da zorlaştırdığına dikkat çeken Üçer, Van'da kış mevsiminin artık 6 ila 6,5 aya kadar uzamasının, hayvancılık faaliyetlerini doğrudan etkilediğini vurguladı.

Üçer, “Hayvan kapalıda kaldığı her ekstra gün için 8-10 kg kaba yem, 2-3 kg kesif yem daha yiyor. 50 başlık bir ahırda bu, aylık 25-30 balya yonca demek. Ayrıca ısıtma, altlık saman, işçilik giderleri arttı. Kışın uzaması döl tutma oranlarını düşürdü, doğumlar aksadı” ifadelerini kullandı.

"Anaç hayvanlar kesiliyor"
Yaşanan ekonomik darboğaz nedeniyle üreticilerin üretimden çekilme noktasına geldiğine dikkat çeken Üçer, 2024-2025 döneminde küçük işletmelerde sürüdeki hayvanların yüzde 15-20 oranında kesildiğini belirterek, “Süt inekçiliği yapan birçok üretici, zararına süt üretmektense damızlığı kesime gönderme yolunu seçti” şeklinde konuştu.

Anaç hayvanların kesilmesinin sektör için en büyük risk olduğunu ve 2-3 yıl sonra bölge hayvancılığının toparlanamaz hale geleceğini belirten Üçer, “Van hayvancılığı sadece çiftçinin değil, bölgenin gıda güvenliği meselesidir” uyarısında bulunarak, çözüm önerilerini ise şöyle sıraladı:
“Maliyetleri düşürmek için süt fiyatı maliyet bazlı belirlenmeli ve ödemeler zamanında yapılmalı; çiftçi 60 gün vade ile ayakta kalamıyor. Kış şartlarına dayanıklı Norduz koyunu ve Boz ırk sığır gibi yerli ırklar korunmalı. Çözüm ithal yemde değil, kendi meramızda ve kendi ırkımızda" dedi.





