Küresel ekonomide yaşanan gelişmeler, jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının para politikaları altın piyasasını etkilemeye devam ediyor. Son yıllarda rekor seviyelere ulaşan altın fiyatları yatırımcıların ilgisini artırırken, yükselen fiyatlar yurttaşların alım gücünü de zorlamaya başladı. Türkiye'de düğünlerin ve birikim kültürünün önemli bir parçası olan altın, hem yatırım aracı hem de tasarruf yöntemi olarak tercih edilmeyi sürdürürken, sektördeki son durum da merak konusu oluyor. Van'da faaliyet gösteren Nur Kuyumculuk sahibi Yunus Baytok, altın piyasasında yaşanan hareketliliği ve bunun sektöre yansımalarını anlattı.

Geceye film önerisi | Ankara sokaklarında bir yaşam mücadelesi: “Düttürü Dünya”
Geceye film önerisi | Ankara sokaklarında bir yaşam mücadelesi: “Düttürü Dünya”
İçeriği Görüntüle

"Altındaki dalgalanmalar yıllardır yaşanıyor"

Piyasadaki hareketliliğin geçmiş dönemlerde yaşanan krizlerden farklı olmadığını belirten Baytok, "1994'te mesleğe başladığım zaman da krizler vardı. 2001 krizi, 2008 küresel krizi, 2018 ekonomik dalgalanmaları derken benzer süreçleri birçok kez yaşadık. Her dalgalanmanın kendi özelinde nedenleri var ama altın piyasasında bu hareketlilik yıllardır devam ediyor," dedi.

Son dönemde yaşanan fiyat değişimlerinin küresel gelişmelerden kaynaklandığını ifade eden Baytok, "Geçen yıl bu dönemlerde gram altın 4 bin lira civarındaydı. Şu an 6 bin 500 lira bandında. Bir ara 8 bin liraya kadar yükseldi. Amerika'nın gümrük vergileri ve küresel gelişmeler altındaki yükselişi hızlandırdı. Sonrasında ise piyasadaki arz-talep dengesi değişince fiyatlarda geri çekilme yaşandı," diye konuştu.

A L T I N3

"Yurttaşın alım gücü düştü"

Altın fiyatlarındaki yükselişin tüketici davranışlarını değiştirdiğini vurgulayan Baytok, "Eskiden tam altın alanlar yarım altına düştü. Yarım altın alanlar çeyrek altın alıyor. Çeyrek alanlar ise gram altına yöneliyor. Fiyatlar yükseldikçe yurttaş bütçesine göre hareket etmek zorunda kalıyor," ifadelerini kullandı.

Satış miktarlarında da ciddi düşüş yaşandığını belirten Baytok, "Eskiden haftada 100 satış yapıyorsak bugün bu rakam 20'lere kadar düşmüş durumda. İnsanların alım gücü azaldı, buna karşılık işletme giderleri ve kiralar yükseldi," dedi.

A L T I N2

"Altın yükselirken kâr marjımız artmıyor"

Altın fiyatlarındaki yükselişin kuyumcuların kazancını artırdığı yönündeki düşüncenin doğru olmadığını dile getiren Baytok, "2020 yılında bir Cumhuriyet altını alıp sattığımda yaklaşık 100 lira kazanıyordum. Şimdi de aşağı yukarı aynı rakamları kazanıyoruz. Altın fiyatı katlandı ama bizim kâr marjımız aynı kaldı. Bu nedenle fiyatların yükselmesi doğrudan kuyumcunun kazancını artırmıyor," şeklinde konuştu.

Sektörde rekabetin arttığını da ifade eden Baytok, "Son bir yılda Cumhuriyet Caddesi'nde çok sayıda kuyumcu açıldı. Rekabet hem yurttaşlar hem de sektör açısından olumlu. Yurttaşlar daha rahat fiyat karşılaştırması yapabiliyor ve güvenle alışveriş gerçekleştirebiliyor," dedi.

"Kısa vadeli yatırımcılar risk alıyor"

Altına kısa vadeli kazanç amacıyla yönelen yatırımcıların zarar edebildiğini belirten Baytok, "Bir aylık ya da birkaç haftalık düşünerek altın alan yatırımcılar fiyatlardaki teknik düzeltmelerden etkilenebiliyor. Altın uzun vadeli bir yatırım aracıdır. Günlük ya da aylık değil, yıllık düşünmek gerekiyor," ifadelerini kullandı.

A L T I N1

"Altında yükseliş beklentimiz sürüyor"

Önümüzdeki süreçte altın fiyatlarının yeniden yukarı yönlü hareket edebileceğini düşündüklerini belirten Baytok, "Amerika'nın faiz indirimine gitmesi ve küresel piyasalardaki gelişmeler altına olan talebi artırabilir. Bu nedenle uzun vadede altının yükselişini sürdüreceğini düşünüyoruz," dedi.

Uzun vadeli yatırımın önemine dikkat çeken Baytok, "Halk arasında bir söz vardır; altın gördüğü yeri unutmaz. Altın yatırımcısının sabırlı olması gerekiyor. Geçmişte olduğu gibi bugün de uzun vadede yatırımcısını koruyan bir araç olmaya devam ediyor," diye konuştu.

A L T I N4

Muhabir: DILDAR GÜLER-TÜLAY GÜVEN