Van’da doğaya terk edilen Norduz koyunu yünleri, kadın usta öğreticilerin emeğiyle yeniden ekonomiye ve kültürel mirasa kazandırılıyor. Van Olgunlaşma Enstitüsü’nde yürütülen çalışmalar sayesinde hem çevre kirliliğinin önüne geçiliyor hem de yüzyıllardır süregelen Norduz kumaşı ve kilim dokuma geleneği yaşatılıyor.

Van’a özgü Norduz koyunundan elde edilen yün, doğal yapısı sayesinde yaz aylarında serin, kış aylarında ise sıcak tutma özelliğiyle öne çıkıyor. Geçmişte dere yataklarına bırakılan ya da çöpe atılan yünler, bugün özel çalışmalarla tek tek toplanarak üretim sürecine dahil ediliyor. Üretimin her aşaması geleneksel yöntemlerle gerçekleştiriliyor. Yünler önce taranıyor, ardından yörede yetişen runas çiçeği, ceviz kabuğu ve soğan kabuğu gibi doğal malzemelerden elde edilen kök boyalarla renklendiriliyor. Daha sonra kirmen (teşi) ile eğrilerek iplik haline getirilen yünler tezgâhlarda dokunuyor. Ortaya çıkan kumaşlar ise modern giysilerden geleneksel halı ve kilimlere kadar birçok üründe kullanılıyor.

Norduz (7)

“Bir Kumaşın Üretimi Yaklaşık Bir Ay Sürüyor”

Van Olgunlaşma Enstitüsü Dokuma Usta Öğreticisi Hatice Bilen, Norduz kumaşının sabır isteyen uzun bir üretim sürecinden geçtiğini belirterek şunları söyledi:

“7 yıldır Van Olgunlaşma Enstitüsünde dokuma ustası olarak çalışmaktayım. Sayın Valimizin desteğiyle Norduz bölgesinden toplanıp bize gelen yünlerden Norduz kumaşı üretiyoruz. Süreç oldukça uzun; yün önce taranıyor, ardından kökboyama işlemine geçiliyor. Sonrasında kirmenle (teşi) eğrilip iplik hâline getiriliyor ve en sonunda dokunarak kumaşımız ortaya çıkıyor. Tarama işlemi zaman alıyor, kökboyama iki gün sürüyor, eğrilmesi bir iki haftayı buluyor, dokunması ise üç dört gün alıyor; yani ortalama bir ay içerisinde bir kumaş üretebiliyoruz.”

Erciş Belediyesi'nden Delibaş Petrol Sokak'ta asfalt hazırlığı
Erciş Belediyesi'nden Delibaş Petrol Sokak'ta asfalt hazırlığı
İçeriği Görüntüle

Norduz (3)

“Çöpe Atılan Yünler Artık Değerli Bir Ürüne Dönüşüyor”

Yünle çalışmanın kendisi için terapi gibi olduğunu ifade eden Bilen, bu çalışmaların çevreye de katkı sunduğunu söyledi. “Yünle uğraşmak strese çok iyi geliyor; dokunduğunuzda insanı arındıran farklı bir his veriyor. Üretim yapmayı ve mesleğimize sahip çıkmayı çok seviyoruz. Kök boya için bu bölgede boyama özelliğine sahip runas çiçeği, ceviz kabuğu ve soğan kabuğu gibi pek çok bitki seçeneğimiz var. İnsanlar enstitümüzde üretilen bu kaliteli kumaşları gördükten sonra artık yünü çöpe atmayacak, ona sahip çıkacaklardır. Yazın serin, kışın sıcak tutan ve terletmeyen yünün kıymetini herkes bilmeli. Günümüzde hazır giyime yönelim olsa da yün her zaman çok değerlidir. Bu çalışmayla aynı zamanda çevre kirliliğinin de önüne geçiyoruz; eskiden derelere atılan ya da kırkılıp yerlerde bırakılan o yünleri şimdi toplayıp değerli bir kumaşa dönüştürüyoruz.”

Anneden Kıza Aktarılan Gelenek

Usta Öğretici Fahriye Babur ise bu zanaatın kuşaktan kuşağa aktarıldığını belirterek, mesleği annesinden öğrendiğini ve şimdi kızına öğrettiğini söyledi.

“Yün ilk taramadan sonra boyama aşamasına geçiyor. Boyadan gelince tekrar taraklardan geçirip kirmenle eğirerek iplik hâline getiriyoruz ve ‘serbest’ denilen demir araca sarıyoruz. Bu iplikler suya bastırılıp kurutulduktan sonra bize dönüyor; biz de onları sarıp dokumaya hazır hale getiriyoruz. Üç günde bitirdiğimiz dokuma aşamasının ardından temizlik ve ütü işlemlerine geçiyoruz. Ben bu sanatı annemden öğrendim, şimdi de çok hevesli olan kızıma profesyonelce öğretiyorum. İnşallah belgesini alır ve bu işi devam ettirir. Yünün başına geçtiğim zaman sanki düğündeymişim gibi hissediyorum; o kadar güzel, zevkli ve eğlenceli bir iş. Eskiden yüne çok değer verilirdi, şimdilerde ise ne yazık ki insanlar onu çöpe atıyor.”

Norduz (5)

Geleneksel Üretim Modern Tasarımlarla Buluşuyor

Usta Öğretici Hayat Gök de tamamen doğal yöntemlerle ürettikleri kumaşların günümüz modasına uygun tasarımlara dönüştürüldüğünü belirtti.

“Enstitüde kilim ve kumaş dokuyorum; bu zanaatı annemden öğrendim. Dokumalarımızda runas çiçeğinden elde edilen, içinde hiçbir katkı maddesi bulunmayan tamamen doğal kök boyalar kullanıyoruz. Eskiden yorgan, kilim, halı ve mezar üstü örtüsü gibi ihtiyaçlarımızı hazır almaz; ipinden dokumasına kadar kirmenle tamamen kendi elimizle yapardık. Bugün de geçmişteki o ruhu yaşatıyor, hiçbir şeyi hazır almadan, her şeyi el emeğiyle kendimiz üretiyoruz. Dokuduğumuz bu özel kumaşları daha sonra terziye göndererek ceket, mont ve etek gibi günümüz modasına uygun çeşitli elbiselere dönüştürüyoruz.

Norduz (8)

Norduz (6)

Muhabir: SİNAN IŞIK-SEMİH SARMA