Diz ağrısı, her yaş grubundan insanın günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen en yaygın ortopedik şikayetlerin başında geliyor. Diz ekleminin yürüme, merdiven çıkma, çömelme ve spor yapma gibi rutin aktiviteler sırasında vücudun tüm yükünü taşıdığına dikkat çeken uzmanlar, bu yoğun kullanımın yaralanma riskini de beraberinde getirdiğini belirtiyor. Bu yaralanmalar arasında en sık karşılaşılan ise sadece profesyonel sporcularda değil, toplumun her kesiminde görülebilen menisküs yırtıkları.

Menisküs nedir ve ne işe yarar?

Diz ekleminde "femur" (uyluk) ile "tibia" (kaval) kemikleri arasında iç ve dış tarafta olmak üzere iki adet menisküs dokusu bulunur. Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu, bu özel yapıların diz sağlığındaki kritik rollerini şu sözlerle açıklıyor:

"Menisküsler yürürken, koşarken veya zıplarken oluşan dikey yükleri emerek, eklemdeki kıkırdak yüzeylere dengeli şekilde dağıtır. Bir nevi amortisör görevi üstlenen bu yapılar, dizin stabilitesini (dengesini) korur ve eklem kıkırdaklarının birbirine sürtünerek zarar görmesini engeller. Genç yaşlarda daha çok ani dönme ve spor yaralanmalarına bağlı yırtıklar görürken, ileri yaşlarda dizdeki doğal yıpranma ve kireçlenme sürecinin bir parçası olarak yırtıklar gelişebiliyor."

Bu belirtilere dikkat: Çıtlamadan kilitlenmeye

Van'da kadın sağlığı için önemli eğitim
Van'da kadın sağlığı için önemli eğitim
İçeriği Görüntüle

Menisküs yırtıklarının bazen ani bir ters hareketle, bazen de yıllar içinde sinsice gelişebileceğini ifade eden Pehlivanoğlu, hastaların en çok dikkat etmesi gereken semptomları sıraladı:

  • Kopma veya Çıtlama Sesi: Yaralanma anında dizin içinden bir ses duyulması sık yaşanır.
  • Giderek Artan Şişlik ve Ağrı: İlk günlerde hafif seyreden ağrılar zamanla yerini yerleşik bir acıya ve ödeme bırakabilir.
  • Takılma ve Kilitlenme Hissini Önemseyin: Dizde bir noktada takılma ya da tamamen kilitlenip kalması, menisküs yırtıklarının en tipik ve tehlikeli belirtilerindendir.
  • Hareket Kısıtlılığı: Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya ani yön değişikliklerinde ağrının belirgin şekilde keskinleşmesi.

Tedavide ilk adım ameliyatsız yöntemler

Menisküs yırtıklarına sıklıkla ön çapraz bağ hasarları veya kıkırdak zedelenmelerinin de eşlik edebileceğini, bu nedenle MR tetkiki ile detaylı bir haritalandırma yapılması gerektiğini belirten Doç. Dr. Pehlivanoğlu, tedavi süreçlerinin hastanın yaşına, aktivite seviyesine ve yırtığın türüne göre kişiselleştirildiğini söyledi.

Yırtıkların tedavisinde ilk aşamada genellikle cerrahi olmayan yöntemler tercih ediliyor. İstirahat, soğuk uygulama (buz), ilaç tedavileri, fizik tedavi uygulamaları ve gerekli durumlarda diz içi enjeksiyonlar ile hastaların büyük bir kısmında başarılı sonuçlar alınabiliyor.

Ameliyatlar artık kapalı yöntemle (artroskopi) yapılıyor

Ameliyatsız yöntemlerden fayda görmeyen veya günlük yaşam konforu ciddi şekilde kısıtlanan hastalarda ise cerrahi müdahale kaçınılmaz hale geliyor. Günümüzde menisküs operasyonlarının neredeyse tamamının artroskopik (kapalı) yöntemlerle yapıldığını vurgulayan Pehlivanoğlu, işlem detaylarına dair şunları ekledi:

"Diz çevresinde açılan birkaç milimetrelik küçük kesilerden milimetrik kameralar ve özel ekipmanlarla giriş yapıyoruz. Amacımız menisküsü olabildiğince korumaktır. Yırtığın durumuna göre dokuyu ya dikerek tamir ediyoruz ya da sadece geri dönüşü olmayan, yıpranmış küçük bir kısmı dışarı çıkarıyoruz."

"Bir haftayı geçen ağrıları ertelemeyin"

Menisküsün dizin koruyucu kalkanı olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu, ihmal edilen vakaların faturası konusunda net bir uyarıda bulundu:

"Tedavi edilmeyen yırtıklar, diz hareket ettikçe kıkırdak yüzeyi zımpara gibi överek zaman içerisinde eklem kıkırdağında kalıcı aşınmalara neden olur ve erken yaşta kireçlenme riskini tetikler. Bu nedenle özellikle bir haftadan uzun süren diz ağrısı, şişlik, takılma veya kilitlenme hissi varsa mutlaka bir ortopedi uzmanına başvurulmalıdır."

Kaynak: AA