Türkiye, son günlerde eğitim kurumlarından gelen sarsıcı haberlerin yasını tutarken; okul güvenliği ve toplumsal şiddet sarmalı ülkenin en kritik gündem maddesi haline geldi. Eğitim yuvalarında yaşanan can kayıpları toplumun tüm kesimlerinde derin bir endişe ve infiale yol açarken, yaşanan bu tablo sistemdeki güvenlik zafiyetlerini ve denetim boşluklarını bir kez daha acı bir şekilde gözler önüne serdi.
Söz konusu gelişmelere ilişkin basın açıklaması yapan Saadet Partisi Van İl Başkanı Özay İlhan, sürecin vahametini ve toplumsal yansımalarını değerlendirdi. Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar dileyerek sözlerine başlayan İlhan, okul koridorlarına kadar sirayet eden şiddet dalgasına karşı yetkililere sorumluluk çağrısında bulundu.
"Bu çürüme okul koridorlarına sızmıştır"
Urfa’nın Siverek ilçesinde ve Maraş’ta meydana gelen üzücü olaylara ilişkin basın açıklaması yapan Özay İlhan, sözlerine hayatını kaybeden 9 öğrenci ve bir öğretmene rahmet dileyerek başladı. Yaralı çocukların bir an önce sağlığına kavuşmasını temenni eden İlhan, evlatlarını kaybeden ailelerin yaşadığı ağır tabloyu ve toplumsal sarsıntıyı şu sözlerle dile getirdi:
“Siverek ve Maraş'ta yaşanan acı olaylar. Dokuz öğrencimiz ve bir öğretmenimizin hayatını kaybettiği bu olaylarda hâlihazırda yaralı olan evlatlarımız da mevcuttur. Kendilerine Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar, ailelerine ve milletimize sabır diliyorum. Hayatını kaybeden evlatlarımız sabah okula büyük bir heyecanla, neşeyle gitti; fakat akşam ne yazık ki morgdan alındı. Milletçe yüreğimiz yanmaktadır. Buradan haykırıyorum: Bu ülkede bir şeyler sadece bozulmuyor, kökünden çürüyor. Bu çürüme artık sokakları aşmış; okul koridorlarına, sınıfların içine kadar sızmıştır. Sabah okula gönderilen evlatlarımız akşam morgdan alınıyorsa ve bugün hâlâ iktidarın yetkilileri makam koltuklarında oturmaya devam edebiliyorsa toplumun tüm katmanları çökmüştür,” diye konuştu.
"Ekranlardaki şiddet topluma özendirildi"
Şiddet kültürünün yayılmasında iktidarın ve medya yayınlarının sorumlu olduğunu vurgulayan İlhan, açıklamasına şöyle devam etti:
"Yıllardır 'Amerika, Amerika' diye bu ülkeye 7/24 Amerika'yı anlattınız ve en sonunda Amerika'da yaşanan ne kadar kötü olay varsa ülkemize taşıdınız. Yıllarca Amerika'da okullara silahlı baskınları duyuyorduk; geldiğimiz noktada aynısını ülkemizde yaşıyoruz. Bugün evlerimizin içerisinde mafyavari silahı, adam vurmayı, her türlü ahlaksızlığı 7/24 kanallardan, ekranlardan evlerimizin içine taşıdınız. Her türlü ahlaksızlığı gündüz kuşağı programlarında, geceleri de mafyavari olayları ve dizileri evlerimizin içine taşıdınız ve topluma özendirdiniz. Gelinen noktada herkesin belinde silah, herkesin elinde silah, herkesin evinde silah oldu."
"Silaha ulaşmak ilaçtan daha kolay"
Devletin imkânlarının yanlış yerlere harcandığını belirten İlhan, düzenin çürüdüğünü ifade ederek şunları söyledi: "Silaha ulaşmanın ilaca ulaşmaktan daha kolay olduğu, makam odalarını korumak için seferber edilen imkânların binde birinin öğretmenlerin ve öğrencilerin koruması için seferber edilmediği bu düzen, çürümüş bir düzendir. İktidar olarak 23 yıldır tek dertleri seçim kaybetmemekti. Seçim kaybetmemek adına her türlü gayreti gösterdiler; insanlara iftira attılar. Sözlerinden dolayı, konuşmalarından dolayı herkesi içeri tıktılar. Fakat eline silah alan, her türlü mafyacılık oynayanlara karşı da hiçbir tedbir alınmadı. Bugün sokaklarımız güvensiz, okullarımız güvensiz ve huzursuz bir durumdadır."
"İhmali olanlar derhal istifa etmelidir"
İhmali olanları istifaya davet eden ve partisinin vaatlerini sıralayan İlhan, açıklamasını şu cümlelerle noktaladı:
"Bu ihmalin bedelini hep birlikte ödemekteyiz; en son savunmasız çocuklarımız canlarıyla ödedi. Olayda ihmali ve sorumluluğu olan tüm yetkililer gerekli cezayı almalıdır ve bugün derhal makamlarından istifa etmelidir. Saadet olarak milletimize söz veriyoruz. Sokakları huzurlu, okulları güvenli, vatandaşlarının mutlu olduğu adil bir ülkeyi en kısa zamanda inşa etmek için en kısa zamanda iktidara geleceğiz. Geleceğiz ve bu konuda çalışmalarımızı gayretle devam ettireceğiz. Ben bir kez daha hayatını kaybeden öğrencilerimize ve öğretmenimize Allah'tan rahmet; acılı ailelerine, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Soruları alabiliriz."





