Yükselen kiralar ve temel ihtiyaçlara gelen peş peşe zamlar, Türkiye genelinde en çok sabit gelirli kesimi zorluyor. Bu tablodan en büyük payı alan emekliler için Van’daki barınma maliyetleri, aylık geliri tamamen yutarak mutfak bütçesini devre dışı bıraktı. Alım gücündeki bu sert düşüşle birlikte emekli aylıkları, bir geçim kaynağı olmaktan çıkıp “sembolik bir desteğe” dönüştü.

Yaklaşan Ramazan ayı öncesi "bereketli sofra" beklentisi, yerini tamamen ay sonunu getirme endişesine bıraktı. Yıllarca prim ödeyip bu ülkeye hizmet eden yurttaşlar, yüksek faturalar ve fiyat artışları karşısında zorlandıklarını dile getiriyor. Kendi gelirleri ile genel ekonomik artışlar arasındaki dengesizliğe dikkat çeken emekliler, mevcut imkânlarla insanca bir yaşam sürdürmenin her geçen gün daha da güçleştiğini vurguluyor.

"Ramazan bereketi yerini geçim kaygısına bıraktı"

Emeklilerin alım gücünde yaşanan gerilemeyi ve yaklaşan Ramazan ayı öncesi oluşan karamsar tabloya değinen DİSK Emekli-Sen Van Şube Başkanı Timur Sayyiğit, "Hükümet Türkiye'deki yaklaşık 17 milyon emekliyi adeta gözden çıkarmış durumda ve 2026 yılı emekliler açısından büyük bir ekonomik zorluk yılı olarak görülüyor. Bugün emekli maaşlarına baktığımızda, mevcut ücretlerin ne yazık ki bir temel ihtiyaç karşılamaktan ziyade sembolik bir destek düzeyinde kaldığını görüyoruz. Önümüz Ramazan ayı; bildiğiniz üzere bu sofralar daha özenli ve bereketli olur. Ancak emeklilerimiz, inançlarını yerine getirip güzel bir sofra kurmak isterken bu bütçeyle ay sonunu nasıl getireceğini düşünmektedir," diye konuştu.

Di̇sk Emekli Sen Van Şube Başkanı Timur SayyiğitDİSK Emekli-Sen Van Şube Başkanı Timur Sayyiğit

"Maaş kiraya, emekli çıkmaza"

Maaşın, barınma maliyetleri karşısında eriyerek bir geçim kaynağı olmaktan çıkıp işlevsiz bir tutara dönüşmesinin ekonomik bir çelişkiyi gözler önüne serdiğini söyleyen Sayyiğit, "Bugün Van’da yaşanabilir, normal bir evin kirası 20.000 TL’den aşağı değildir. Maaşının tamamını kiraya veren bir emeklinin ısınma ve gıda giderlerini nasıl karşılayacağı büyük bir soru işaretidir. Meclis çatısı altında yüksek maaşlarla geçinemediğini söyleyenlerin, emekliyi 20.000 TL ile geçinmeye mahkûm etmesi büyük bir çelişkidir. 2002 yılında en düşük emekli maaşı ile yaklaşık 7,5 çeyrek altın alınabiliyorken, bugün 2 çeyrek altın bile alınamıyor. Bizler, yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş, alın teri dökmüş insanlar olarak sefa değil, sadece insanca bir yaşam talep ediyoruz," ifadelerini kullandı.

Emekli Yusuf ÇifçiEmekli Yusuf Çifçi

"Kazanılan para faturalara bile yetmiyor"

Emekli Yusuf Çifçi, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle ifade etti: "Bizi perişan ettiler, emekliyi sokakta bıraktılar. Evim kira; 3.000 lira doğal gaz, 1.000 lira elektrik, 500 lira su ödüyorum. Ben bu parayı nereden bulup da borçlarımı ödeyeyim? Bir emekli maaşının en az 30.000 - 35.000 lira olması lazım ki insan gibi sıcak bir yemek yiyebilelim, Ramazan'da ağız tadıyla bir sofra kurabilelim. Başka çaremiz yok, oturup kuru ekmek yiyeceğiz."

Emekli Hüssamettin ŞebliEmekli Hüssamettin Şebli

"Bürokrata var, bize yok"

Altın fiyatlarında düşüş devam mı ediyor?
Altın fiyatlarında düşüş devam mı ediyor?
İçeriği Görüntüle

Sistemin adaletsizliğine tepki gösteren emekli Hüssamettin Şebli, "25 sene boyunca primlerimi eksiksiz yatırdım ama bana verdikleri para yetmiyor. Bizim hakkımız olan rakam aslında 42.000 lira civarında olmalıydı. Altı ay önce bürokratlara 30 bin lira zam yapıldı. Peki, bürokrat insansa biz insan değil miyiz? Bayram ikramiyesi olarak 4-5 bin lira komik rakamlar vereceklerine, düzgün ve dürüstçe bir artış yapmalılar. Emekliye artık nefes aldırılmalı," dedi.

Muhabir: SEMİH SARMA