Türkiye Yeşilay Cemiyeti Akademi Direktörü Hakan Çetin, çocuk suçlarının tek bir nedene indirgenemeyeceğini, ekonomik koşullar, aile yapısı, sosyal çevre, mahalle ve kültürel faktörlerin birlikte etkili olduğunu vurguladı. Çetin, bireylerin yaşadığı anlam arayışı ve varoluşsal krizlerin de suç ile alkol ve madde bağımlılığı davranışlarının ortaya çıkmasında rol oynadığını belirtti.
Okul, çocukları koruyan gizli bir faktör
Uluslararası literatürün, okula devam eden çocukların suçtan korunmasında daha güçlü konumda olduğunu gösterdiğine dikkati çeken Çetin, “Bir çocuk okullaşıyorsa suçtan da koruyucu bir faktör oluyor. Okuldan atılan veya ortam değiştiren çocukların bağımlılığa ve suça karışma olasılığı artıyor. Bu nedenle eğitim sisteminde çocukların nasıl tutulabileceğine dair alternatifler geliştirmek gerekiyor” dedi.
Aile ve çevre belirleyici
Çetin, suç ve bağımlılık gibi davranışların hem genetik hem çevresel etkenlerle çocuklara yansıyabildiğini ifade etti. Grup etkisinin bireysel etkiden daha güçlü olduğunu belirten Çetin, ergen beyninin riskleri analiz etmede yetersiz olduğunu, bu yüzden suça yönelimin kolay olduğunu kaydetti.
"Toplumsal faktörlerde en önemlisi, ailede bir kişinin suçla ilgili geçmişinin olması. Son dönemde kamuoyuna yansıyan vakalarda da çocuk suçlarının çoğunlukla bireysel değil grup etkisiyle ortaya çıktığını görüyoruz. Bireysel olarak bir kişinin gidip suç işleme örüntüsü, daha az gördüğümüz bir gerçeklik. Çok basit bir döngü var burada aslında. Ergen beyni, her şeye potansiyel bir beyindir. Düşünen, karar veren, frontal korteks dediğimiz beyin, ergenlerde daha gelişme aşamasında, duygusal beynin ise çok hareketli olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla böyle bir beyin yapısı, yaptığı bir eylemin sonucunun kendisine ne getireceğiyle ilgili riskleri analiz edemiyor, karar veremiyor."
Çok boyutlu çözüm gerekiyor
Tek boyutlu yaklaşımların yeterli olmadığını vurgulayan Çetin, “Spor, sanat veya eğitim tek başına yeterli değil. Tüm kamu kurumlarının, sivil inisiyatiflerin ve ailelerin işin içine girdiği çok boyutlu çözüm modelleri üretmek zorundayız” dedi. Yeşilay’ın Milli Eğitim Bakanlığı ile yürüttüğü programlarla çocukların bağımlılıkla temas etmeden korunmasının hedeflendiğini açıkladı.
Aileler de bedel ödemeli
Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül, çocuk suçlarının altında ilişkisizlik, travmatik yaşam, yetersiz ebeveyn ilişkisi gibi faktörlerin yattığını söyledi. Başgül, özellikle yetersizlik ve başarısızlık duygusuyla büyüyen çocukların gruplara yönelme eğiliminin yüksek olduğunu vurguladı.
Çocukların işledikleri suçların bedelini ödemediklerinde tekrarlama olasılığının yüksek olduğunu belirten Başgül, “Cezayla birlikte ıslah ve psikososyal destek çok önemli. Aileler de çocuklarını koruyamadıkları için bedel ödemeli” dedi. Ergenlerin grup içerisinde yaptıkları eylemlerin sonuçlarını kavrayamadığını ve bu durumun riski artırdığını söyledi.





