TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Norveç Parlamento Başkanı Masud Gharahkhani ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında hem bölgesel gelişmelere hem de Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Süreç kapsamında hazırlanması beklenen yasal düzenlemeye değinen Kurtulmuş, Türkiye'nin bu adımı gecikmeden atması gerektiğini belirtti.
Hazırlanacak düzenlemenin geniş bir uzlaşıyla hayata geçirilmesinin önemine işaret eden Kurtulmuş, "Geciktirilmeden ve en ufak bir detay ihmal edilmeden iyi planlanarak yapılması ve Türkiye'nin bu adımı atması şarttır." dedi.
Yasal düzenlemenin yalnızca bir ya da birkaç siyasi partinin hazırladığı bir metin olmaması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Hazırlanacak yasa sadece bir ya da birkaç partinin hazırladığı değil, Meclis'in ortak kanaatiyle, ittifakla çıkarılacak bir yasa olması gerekir." ifadelerini kullandı.
İsrail'in Saldırılarına Tepki
Kurtulmuş, İsrail'in bölgedeki askeri operasyonlarına da değinerek, Türkiye'nin Lübnan ve Suriye'ye yönelik saldırıları uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirdiğini söyledi.
"Türkiye olarak, İsrail'in hem Lübnan'da sürdürdüğü hem de Suriye'ye karşı yaptığı saldırıları uluslararası hukukun açık birer ihlali olarak görüyoruz." diyen Kurtulmuş, bölgede kalıcı barışın uluslararası hukuk temelinde sağlanması gerektiğini ifade etti.
"İki Devletli Çözüm Tek Çıkış Yolu"
Filistin meselesine ilişkin de konuşan Kurtulmuş, Norveç'in iki devletli çözüm konusundaki yaklaşımına dikkat çekti.
Norveç'in de Türkiye gibi bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasını desteklediğini belirten Kurtulmuş, 1967 sınırları temelinde iki devletli çözümün bölgede kalıcı barışın tek yolu olduğunu dile getirdi.
ABD-İran Görüşmelerine İlişkin Değerlendirme
ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik temaslara da değinen Kurtulmuş, tarafların üzerinde uzlaşacağı bir barış sürecinin tamamlanmasının hem bölge hem de dünya barışı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Kurtulmuş, "Her iki tarafın da kabul edeceği bir barış sürecinin nihayete erdirilmesi gerektiğinin hem bölgemizin barışı açısından hem de dünya barışı açısından hayati önemde olduğuna inanıyoruz." ifadelerini kullandı.



