Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025 yılında yayımladığı rapor, yalnızlığın küresel ölçekte hızla yayılan bir sorun haline geldiğini ortaya koyuyor.
Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu, yalnızlığın sadece psikolojik değil, fiziksel sağlık üzerinde de ciddi etkiler yarattığını belirtti.
Zahmacıoğlu, yalnızlığın beyinde sürekli bir tehdit algısı oluşturduğunu vurgulayarak, “Kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor” dedi. Yalnızlığın kalp hastalıkları, diyabet, demans ve erken ölüm riskini artırdığına dikkat çeken Zahmacıoğlu, bu durumun artık göz ardı edilemeyecek bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini ifade etti.
Türkiye’de de yalnız yaşayanların sayısının hızla arttığını belirten Zahmacıoğlu, son 10 yılda bu oranın yüzde 60’ın üzerinde yükseldiğini, özellikle büyük şehirlerde yalnızlığın daha yaygın görüldüğünü kaydetti.
Yeditepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Berke Kırıkkanat ise artan bu durumu “modern yalnızlık paradoksu” olarak tanımladı. Kırıkkanat, sosyal medyanın yoğun kullanımına rağmen gençlerin daha fazla yalnızlık hissettiğini belirterek, “Sürekli bağlantı halindeler ama bu bağlar derinlik taşımıyor” ifadelerini kullandı.
Araştırmalara göre bazı ülkelerde 18-25 yaş grubunda yalnızlık oranının yüzde 60’a kadar ulaştığını aktaran Kırıkkanat, bu durumun kalabalıklar içinde hissedilen bir yalnızlık olduğuna işaret etti.
Uzmanlar, yalnızlıkla mücadelede dijital araçların destekleyici olabileceğini ancak gerçek sosyal bağların yerini tutamayacağını vurgulayarak, “Toplum olarak daha fazla bağlantıya değil, daha fazla anlamlı bağa ihtiyacımız var” değerlendirmesinde bulundu.




