Van’ın Erciş ilçesindeki Zilan Deresi Havzası’nda planlanan jeotermal enerji projeleri, çevresel etkileri nedeniyle tartışma yaratıyor. Bölgedeki aktif fay hatları ve hassas jeolojik yapı nedeniyle yürütülecek çalışmaların; su kaynakları, tarımsal üretim ve doğal yaşam üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.
Zilan Derneği Üyesi ve yazar Şahabettin Demir, jeotermal projelerin bilimsel veriler ışığında ve çevresel etkiler gözetilerek planlanması gerektiğini belirterek, olası yanlış uygulamaların geri dönüşü olmayan zararlar oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Bölgenin jeolojik açıdan son derece hassas bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Demir, jeotermal çalışmaların aktif fay hatları üzerindeki etkilerinin ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini söyledi. Zilan Fayı ile sıcak su kaynakları arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu dile getiren Demir, kontrolsüz sondaj faaliyetlerinin yer altı basıncını etkileyerek doğal su kaynaklarının debisinde azalmaya neden olabileceğini kaydetti.

“Tarımsal Üretim Olumsuz Etkilenebilir”
Jeotermal projelerin yalnızca yer altı sularını değil, yüzey sularını ve tarımsal üretimi de etkileyebileceğini vurgulayan Demir, bölgede sulama amacıyla kullanılan barajın kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Olası bir olumsuzluğun on binlerce dönüm tarım arazisini etkileyebileceğini belirten Demir, bunun bölgedeki çiftçiler açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

“Kirlilik Riski Göz Ardı Edilmemeli”
Sondaj ve inşaat süreçlerinde gerekli önlemlerin alınmaması halinde yüzey ve yer altı sularında kirlilik riski doğabileceğini vurgulayan Demir, tuz, bor ve arsenik gibi minerallerin su kaynaklarına karışmasının ciddi çevresel sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Rezervuardan elde edilen akışkanın yeniden yer altına basılmaması durumunda kaynakların uzun vadede sürdürülebilirliğinin tehlikeye gireceğini belirten Demir, sürecin şeffaf ve denetlenebilir şekilde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

“Yaban Hayatı da Risk Altında”
Jeotermal projelerin bölgedeki doğal yaşamı da etkileyebileceğini söyleyen Demir, özellikle su samuru ve inci kefali gibi koruma altındaki türlerin yaşam alanlarının daralabileceğine dikkat çekti.
Toprak yapısında meydana gelebilecek değişimlerin tarımsal verimliliği de düşürebileceğini ifade eden Demir, Zilan Havzası’nın korunmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.




