Erkek üreme sağlığına ilişkin yürütülen yeni araştırmalar, testosteron seviyeleri ve sperm kalitesindeki değişimlere dair bilim dünyasında yeni bir tartışma başlattı.
Çalışmayı yürüten araştırmacılardan Prof. Hagai Levine, son 50 yılda erkeklerde ortalama testosteron seviyelerinin yaklaşık yüzde 50 oranında azaldığını belirterek, bu durumun küresel ölçekte ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
The Guardian'a konuşan Levine, "Testosteronun yüzde 50 oranında azalmış olması akıllara durgunluk veren bir durum. Bu çok büyük bir oran. Uyanın insanlar, uyanın artık." ifadelerini kullandı.
"Spermageddon" Tartışması Yeniden Gündemde
Prof. Levine'nin ekibi daha önce yayımladığı ve kamuoyunda "Spermageddon" olarak anılan çalışmada da dünya genelinde sperm sayılarında belirgin bir düşüş yaşandığını ortaya koymuştu.
Araştırmacılar, gerekli önlemler alınmaması halinde erkek doğurganlığındaki gerilemenin ilerleyen yıllarda daha da ciddi boyutlara ulaşabileceğini savunuyor.
Bilim Dünyasında Görüş Ayrılığı
Ancak tüm bilim insanları aynı görüşü paylaşmıyor.
Manchester Üniversitesi Androloji Profesörü Allan Pacey, testosteron ve sperm sayısındaki düşüşe ilişkin bazı çalışmaların abartılı yorumlandığını belirterek, daha güncel verilerde sperm sayısında belirgin bir azalma tespit etmediklerini söyledi.
Pacey, buna karşın sperm kalitesinde bozulmaya ilişkin bulguların dikkat çekici olduğunu ifade ederek, erkek kısırlığının önemli bir sağlık sorunu olmaya devam ettiğini dile getirdi.
Obezite Ve Diyabet Ortak Risk Faktörü
Araştırmacılar, testosteron seviyelerindeki düşüşün en önemli nedenlerinden birinin son yıllarda hızla artan obezite ve diyabet vakaları olduğu konusunda büyük ölçüde görüş birliğine sahip.
Imperial College London'dan Prof. Channa Jayasena, metabolik sağlıktaki bozulmanın testosteron seviyelerini doğrudan etkilediğini belirtti.
Araştırmalara göre, Vücut Kitle İndeksi'ndeki (VKİ) her bir puanlık artış testosteron seviyesinde yaklaşık yüzde 2'lik düşüşle ilişkilendiriliyor. Obezitenin yanı sıra diyabetin de düşük testosteron, sperm DNA hasarı ve sertleşme bozukluğu riskini artırdığı ifade ediliyor.
Çevresel Faktörler De İnceleniyor
Bilim insanları ayrıca hava kirliliği, hormon bozucu kimyasallar, PFAS maddeleri ve mikroplastiklerin erkek üreme sağlığı üzerindeki olası etkilerini araştırmayı sürdürüyor.
Son yıllarda yapılan çok sayıda çalışma, çevresel kirleticilerin sperm kalitesi ve üreme sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine işaret etse de, bu konuda kesin bilimsel bir görüş birliği henüz bulunmuyor.
Yeni Tedavi Yöntemleri Umut Vadediyor
Uzmanlar, erkek doğurganlığı alanındaki araştırmaların yalnızca riskleri ortaya koymakla kalmadığını, aynı zamanda yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine de katkı sağladığını belirtiyor.
Özellikle laboratuvar ortamında en sağlıklı sperm hücrelerinin seçilmesini sağlayan mikroakışkan sistemler, gelecekte yardımcı üreme tedavilerinde önemli bir yenilik olarak değerlendiriliyor.



