Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte tüketici davranışları da önemli ölçüde değişiyor. Sosyal medya fenomenleri ve e-ticaret platformlarında yer alan yönlendirici ifadelerin, tüketicilerin satın alma kararlarında belirleyici rol oynadığına dikkat çekiliyor.
Uzmanlara göre günümüzde tüketiciler yalnızca ürün seçmekle kalmıyor, aynı zamanda algoritmalar ve sosyal etkilerle şekillenen bir karar ortamında tercih yapıyor. Bu durum, alışveriş davranışlarının daha hızlı ancak daha az analitik hale gelmesine neden oluyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Marmara Üniversitesi Reklamcılık ve Tanıtım Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kıvanç Nazlım Tüzel Uraltaş, artan ürün çeşitliliğinin tüketiciye teorik olarak daha fazla seçenek sunduğunu ancak pratikte karar sürecini zorlaştırdığını belirtti.
E-ticaret sitelerinde yer alan “en çok satan”, “en popüler”, “sana özel” gibi ifadelerin tüketiciyi yönlendirdiğini ifade eden Uraltaş, bu tür etiketlerin güçlü birer pazarlama aracı haline geldiğini söyledi.
Tüketicilerin çoğu zaman bu yönlendirmeler doğrultusunda seçim yaptığını vurgulayan Uraltaş, “Çok satılan ürün iyi olarak algılanıyor, başkalarının tercihleri güvenli bir seçenek gibi görülüyor.” dedi.
Sosyal medya fenomenlerinin de klasik reklamlardan farklı olarak daha samimi bulunduğunu belirten Uraltaş, tüketicilerin fenomenlerle kurduğu bağın satın alma davranışını etkilediğini ifade etti. Bu durumun, ürünün özelliklerinden çok yaşam tarzı üzerinden bir tercih oluşturduğunu kaydetti.
Karar yorgunluğuna da dikkat çeken Uraltaş, fazla seçenek karşısında tüketicilerin hızlı ama çoğu zaman daha az rasyonel kararlar aldığını söyledi. “En çok satan iyidir” ya da “indirim kaçırılmamalı” gibi kalıpların bu süreçte belirleyici olduğuna işaret etti.
Uraltaş, dijital platformların kişiselleştirilmiş önerilerle tüketicide “anlaşıldığı” hissi oluşturduğunu ancak bu önerilerin çoğunlukla algoritmalar ve kullanıcı verilerine dayandığını belirtti.




