Diş implantı tedavisinin başarısında yalnızca cerrahi uygulamanın değil, hastanın genel sağlık durumunun da belirleyici olduğu bildiriliyor. Uzmanlar, özellikle obezite, diyabet, sigara kullanımı ve yetersiz ağız hijyeninin implant çevresinde gelişebilecek iltihabi hastalıkların riskini artırabileceğine dikkat çekiyor.
Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi Başhekimi ve Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Taha Aktaş, ABD'de Philadelphia Veterans Affairs Medical Center'da dental implant uygulanan 325 hastanın verilerinin incelendiği araştırmayı değerlendirdi.

Araştırma sonuçlarının implant tedavisinde hastanın genel sağlık durumunun önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Aktaş, vücut kitle indeksi 30 ve üzerinde olan bireylerde implant çevresinde gelişen peri-implantitis riskinin belirgin şekilde arttığını söyledi.
Aktaş, araştırmada vücut kitle indeksi 30 ve üzeri olan hastalarda beş yıl içinde peri-implantitis gelişme oranının yüzde 34 olarak belirlendiğini, vücut kitle indeksi 30'un altında olanlarda ise bu oranın yüzde 23 seviyesinde kaldığını ifade etti. Sigara kullanımı, diyabet ve yaş gibi diğer etkenler de değerlendirildiğinde obezitenin, peri-implantitis gelişme olasılığını yüzde 56 artıran bağımsız bir risk faktörü olarak öne çıktığını kaydetti.
Peri-implantitisin, implant çevresindeki yumuşak dokularda başlayan iltihabın zamanla implantı destekleyen kemik dokusuna ilerlemesiyle oluşan önemli bir hastalık olduğunu belirten Aktaş, bu süreçte implant çevresinde kanama, şişlik, hassasiyet ve kemik kaybı görülebileceğini, hastalığın ilerlemesi halinde implantın uzun dönem başarısının tehlikeye girebileceğini dile getirdi.
Obezitenin yalnızca fazla kilo olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Aktaş, bunun kronik inflamasyonla ilişkili sistemik bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Ağız içindeki iyileşme süreci ile dokuların iltihaba verdiği yanıtın da kişinin genel sağlık durumundan etkilendiğini ifade etti.
Araştırmanın, obez bireylere implant yapılamayacağı anlamına gelmediğinin altını çizen Aktaş, bu hastaların tedavi öncesinde daha ayrıntılı değerlendirilmesi ve implant uygulaması sonrasında daha yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.
İmplant planlamasında kişiye özel yaklaşımın önem taşıdığını belirten Aktaş, her hastanın risk profilinin farklı olduğunu ifade ederek, özellikle birden fazla risk faktörü bulunan kişilerde düzenli diş hekimi kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Aktaş, implant tedavisinin uygulamayla sona ermediğini belirterek, implantların da doğal dişler gibi düzenli bakım ve kontrole ihtiyaç duyduğunu söyledi. Günlük ağız hijyeninin sağlanmasının, düzenli diş hekimi kontrollerinin aksatılmamasının ve implant çevresindeki dokuların belirli aralıklarla değerlendirilmesinin uzun dönem başarı açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.



