8 Mart Dünya Kadınlar Günü yalnızca kutlama değil, kadınların yaşam koşulları ve ruh sağlığı haklarının da konuşulması gereken bir gün olarak öne çıkıyor.
Medipol Mega Üniversite Hastanesi Klinik Psikoloğu Pelin Ankay Kudu, kadınların annelik, eş, çalışan ve evlat rollerini aynı anda üstlendiğini belirterek, çoğu zaman kendi ihtiyaçlarını geri plana attıklarına dikkat çekti.
Kudu, kadın ruh sağlığına yönelik farkındalığın artırılmasının önemine değinerek, “Kültürel olarak kadın ruh sağlığı konusunda farkındalık çalışmalarına yeni başladığımızı söyleyebiliriz. Yapılan araştırmalar, kadınlarda depresyon, kaygı bozukluğu ve tükenmişlik gibi ruhsal sorunların erkeklere oranla daha sık görülebildiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Kadınların ruh sağlığı hizmetlerine erişiminin bazı bölgelerde sınırlı olduğunu belirten Kudu, bu durumun 8 Mart kapsamında gündeme getirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Türkiye’de bazı sivil toplum kuruluşları ve kurumlar kadın ruh sağlığına yönelik birimler açmaya başladı. Bu çalışmaların desteklenmesi gerekiyor. Kadınların ruh sağlığı hizmetlerine erişimini artırmak için hem mekanizmaları güçlendirmemiz hem de toplumsal farkındalığı artırmamız gerekiyor” dedi.
Kudu, kadınlara yönelik şiddetin sadece fiziksel boyutunun ele alınmaması gerektiğini, psikolojik şiddetin de önemli bir sorun olduğunu belirtti:
“Bastırılmak, izolasyona uğramak, iş hayatından uzaklaştırılmak gibi durumlar psikolojik şiddet kapsamına girer. Bu nedenle kadınların hem fiziksel hem de ruhsal güvenliğinin korunması büyük önem taşıyor.”
8 Mart’ın, kadın ruh sağlığı konusunda farkındalık yaratmak için önemli bir fırsat olduğuna dikkat çeken Kudu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kadınların kendi ruhsal ihtiyaçlarını fark etmeleri büyük önem taşıyor. Kadın ruh sağlığı yalnızca bireysel bir konu değil, toplumsal boyutu da olan önemli bir meseledir. Bu nedenle farkındalığın artırılması ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor.”




