"Ben zalimler çağında yaşayan bir alçaktım. Tanrıların korkak haline getirdiği bir alçak. Alçakların en acınacak olanı, en tiksinti vereni.”

Üç bin yıl önce yazılmış tabletlerin bulunmasıyla peşi sıra gelen cinayetler, yazman Patasana’nın itirafları ve parlak güneydoğu güneşinin altında ortaya çıkan karanlık sırlar, romanın gerilimini artırıyor.

Türkiye’nin kültür sanat karnesi açıklandı
Türkiye’nin kültür sanat karnesi açıklandı
İçeriği Görüntüle

Hititlerin tükenişi, Asurlular, Osmanlı’nın son dönemleri, Ermeniler ve günümüz Türkiye’sindeki toplumsal çatışmalar; kardeş kanının akışı ve aşk ile şiddetin iç içe geçtiği bu toprakların değişmeyen yazgısı, roman boyunca işleniyor.

Ahmet Ümit, tarih ve arkeolojiyle örülü sürükleyici bir polisiye anlatı sunarken, aynı zamanda bu toprakların kanlı tarihine bir ağıt, zengin kültürüne ise bir güzelleme sunuyor.

Patasana’nın kendi sözleriyle, tanrıların korkak haline getirdiği bir saray yazmanı olarak yaşadığı ikiyüzlülük, aşk ve onursuzluk, romanın karanlık ve etkileyici atmosferini güçlendiriyor.

Bu eser, geçmişin sırlarıyla günümüzün gerçeklerini birleştiren, hem düşündürücü hem de sürükleyici bir okuma deneyimi sunuyor.

Muhabir: ŞİLAN ÇELİK ÇETİN