Anadolu Ajansının “Gıda Güvenliği” başlıklı dosya haberinde, açlık krizinin Afrika, Asya, Latin Amerika ve Avrupa’ya uzandığı veriler, haritalar ve analizlerle ortaya konuldu. Rapor, savaşlar, iklim krizi, yaptırımlar ve ticari kısıtlamaların milyonlarca insanın gıdaya erişimini zorlaştırdığını vurguladı.
FAO verilerine göre, Afrika’da nüfusun yaklaşık yüzde 20,2’si (307 milyon kişi), Asya’da yüzde 6,7’si (323 milyon kişi), Latin Amerika ve Karayipler’de ise yüzde 5,1’i (34 milyon kişi) açlıkla karşı karşıya. Okyanusya, Kuzey Amerika ve Avrupa’da açlık oranları oldukça düşük seviyelerde seyrediyor.
Rapor ayrıca, küresel ölçekte sağlıklı beslenmeye erişemeyen kişi sayısının 2019’daki 2,76 milyardan 2024’te 2,60 milyara gerilediğini, ancak sağlıklı diyetin maliyetinin artmaya devam ettiğini ortaya koydu. Afrika’da sağlıklı beslenmeye erişemeyenlerin sayısı 1 milyarı aşarken, düşük gelirli ülkelerde nüfusun yaklaşık yüzde 72’si sağlıklı diyete ulaşamıyor.
FAO Tarım ve Gıda Ekonomisi Bölümü Direktörü David Laborde, “Gıda güvenliği, ulusal güvenlik, su güvenliği ve enerji güvenliği birbiriyle bağlantılı. Gıdanız yoksa savaşa girebilirsiniz, suyunuz yoksa savaşa girebilirsiniz” diyerek gıda krizlerinin sadece sağlık değil, güvenlik boyutuna da dikkat çekti.
Raporda ayrıca çocuk sağlığına ilişkin uyarılar da yer aldı. Ortalama olarak her 4 çocuktan 1’i büyüme geriliği yaşarken, 6 aydan küçük bebeklerin yalnızca anne sütüyle beslenme oranı 2012’de yüzde 37 iken 2023’te yüzde 47,8’e yükseldi.
Küresel açlık haritaları, krizlerin özellikle Sahra Altı Afrika’da yoğunlaştığını gösteriyor. Somali’de yetersiz beslenme oranı yüzde 53,2, Madagaskar’da yüzde 39,5, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yüzde 38,5 olarak kayıtlara geçti. Asya ve Latin Amerika’da da ciddi riskler bulunuyor.
Uzmanlar, artan gıda fiyatları, arz kesintileri ve ithalata bağımlılığın ülkelerin iç istikrarını ve dış politika tercihlerine etkisinin giderek büyüdüğünü belirtiyor. Laborde, “Gıda konusunda işler yolunda gitmediğinde herkes zarar görür. Önlem almak, sadece açlığı değil, olası siyasi ve ekonomik krizleri de önler” ifadelerini kullandı.




