Van’ın tarihi kimliğini yansıtan ve 1880 yılında inşa edilen Tahir Paşa Konağı, geleneksel Van evlerinin özelliklerini günümüze taşıyan en somut belge niteliğini koruyor.
Kazım Karabekir Paşa’nın çocukluğunun geçtiği ve Tahir Paşa’nın ikamet ettiği bu tarihi yapı, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Şahabettin Öztürk’ün hazırladığı koruma projeleriyle aslına uygun olarak yenileniyor.
Geleneksel kerpiç işçiliğinden harem-selamlık bulunmayan özgün iç yapısına kadar pek çok detayı bünyesinde barındıran konak, kentin kültürel hafızasını gelecek nesillere aktarmaya hazırlanıyor.

"Ayakta Kalan Tek Sivil Mimarlık Örneği"
Doç. Dr. Şahabettin Öztürk, konağın tarihsel derinliğine ve mimari değerine dair şu bilgileri verdi: "Tahir Paşa Konağı, şu anda mevcut ayakta kalan sivil mimarlık örneklerinden tek örnektir ve tescilli bir yapıdır. Bu yapı, bir konak olarak inşa edildiğinden dolayı gerek dış mimari formu gerek iç kullanım fonksiyonu açısından diğer yapılarla kıyaslanmayacak oranda nitelikli bir özellik arz etmektedir. Yapı, bildiğiniz üzere 1880 yılında inşa ediliyor. Önceleri Kazım Karabekir Paşa'nın babası burada kalıyor ve Kazım Karabekir'in beş yıllık çocukluğu bu konakta geçiyor. Akabinde 1898 yılından 1906 yılına kadar Tahir Paşa konakta kalıyor."

(Doç. Dr. Şahabettin Öztürk)
Kamu Yapısından Özel Mülkiyete Geçiş Süreci
Konağın savaş yıllarından günümüze uzanan mülkiyet serüvenini anlayan Öztürk, süreci şöyle özetledi: "1915-1918 olayları sırasında Van'ın işgali söz konusudur. İşgal sırasında Van terk edilince, 1918'de kente geri gelen yerli halktan birilerinin buraya yerleşmesiyle mülkiyette değişiklik oluyor. Böylelikle kamu yapısı özel şahsiyete dönüşüyor. Özel şahsiyete dönüştükten sonra yapı, 1993 yılına kadar özel bir şahıs tarafından kullanılıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 1979 yılında Ankara Yüksek Anıtlar Kurulu tarafından yapıyı konak olarak tescil ediyor."

Modern Yapılar Arasında Kalan Tarihi Hafıza
Konağın zamanla daralan bahçesi ve koruma altına alınma süreciyle ilgili Öztürk şunları söyledi: "90'lı yıllardan sonra mülkiyet sahipleri arasındaki anlaşmazlıklardan dolayı yapı, Elmas Öztürk adında bir vatandaşa satılıyor. Elmas Öztürk yapıyı aldıktan sonra koruma projeleri tarafımca hazırlanıp diğer işlemler başlatılıyor. Yapı aslında iki katlı, düz damlı ve köşklü bir yapı olmasına rağmen; arka kısmında hayat, avlu, bağ ve bahçelerden oluşan 2600 metrekarelik büyük bir alandan oluşmaktadır. Ancak 2023 yılında bölge kurulunun aldığı karar kapsamında yapının ifrazı yapılıyor. Arka kısmındaki bölüm diğer mülkiyet sahiplerine verilerek 5-6 katlı betonarme yapılar inşa ediliyor. Yapının bulunduğu alan 850 metrekare ile sınırlı kalıyor."

"Van Evlerinde Harem ve Selamlık Yoktur"
Van evlerini diğer Anadolu evlerinden ayıran en temel farkı vurgulayan Öztürk, mimari karakteri şu sözlerle tarif etti: "Doğu Anadolu Bölgesi'nde Van sivil mimarisi; mimari oluşum, form ve malzeme açısından farklılık arz etmektedir. Bu hem fonksiyonellik hem de yapım tekniği açısından böyledir. Örneğin hemen bitişiğimizdeki Bitlis ilindeki, Erzurum'daki ya da diğer bölgelerdeki geleneksel sivil mimarlıktan oldukça farklı bir yapıdadır. Genel özellik açısından değerlendirdiğimizde Van evlerinde harem ve selamlık ilişkisi yoktur. Anadolu sivil mimarlığında önemli bir unsur olan harem ve selamlığın bu Van evlerinde olmadığını görüyoruz. Sokakla ev arasında herhangi bir hayat ya da avlu denilen bir birim yoktur; yapı doğrudan sokağa açıktır. Kadın, evin iç kısmında aktif olarak bulunan bir özellik arz etmektedir."

Afgan Ekiplerle Geleneksel Kerpiç Üretimi
Restorasyon sırasında aslına sadık kalmak için başvurulan özel yöntemlere değinen Öztürk, şöyle konuştu: "Yapının inşasında yine geleneksel malzeme olan başta kerpiç, ahşap, tuğla ve Edremit traverten taşı kullanılmıştır. Ana malzeme olarak kerpiç kullandık. Bölgede usta bulunmamasından dolayı kerpiç yapımını Afganistan'dan gelen bir ekiple gerçekleştirdik. Kerpiç yapımında; çorak toprak, belli oranda saman, kaya tuzu ve odun külünün homojen bir şekilde karıştırılıp mayalanmasıyla oluşan bir malzeme kullandık. Bu karışım hem olumsuz hava şartlarına dayanıklılığı hem de mukavemeti oldukça artıran bir unsurdur."
15 Günde Bir Kültürel Etkinlik Müjdesi
Yapının yeni işlevi ve halka sunacağı sosyal imkanlar hakkında bilgi veren Öztürk, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Bu yapı, Van sivil mimarlık kültürünün geleceğe aktarılması açısından önemli bir nitelik arz etmektedir. Van Valiliği ve Elmas Öztürk arasında hazırlanan protokol kapsamında işletimi ortaklaşa yapılacaktır. Arka tarafta kültürel faaliyetleri gerçekleştirmek amacıyla yaklaşık 120 metrekarelik bir toplantı odası ya da irfan meclisi niteliğinde bir mekan oluşturduk. Burada bölgenin mimarlık kültürü hafızasını yaşatmak ve ziyaretçilere tanıtmak amacıyla 15 günde bir etkinlik yapmayı planlamaktayız. Konaklamaya ve her türlü aktiviteye müsait olan bu yapı, kentin bir hafızası olarak halka açık olacaktır."



