Van Gölü Havzası’nın eşsiz doğasında yüzyıllardır varlığını sürdüren, ipeksi beyaz tüyleri ve büyüleyici gözleriyle görenleri kendine hayran bırakan Van kedileri, araştırma merkezinde koruma altında tutuluyor. Bölgenin en önemli folklorik değerlerinden biri olan bu özel canlılar, sadece birer evcil hayvan değil, aynı zamanda kentin en önemli turizm ikonları arasında yer alıyor.

Geçmişten bugüne bölge insanının hayatına eşlik eden, bahçeli evlerin neşesi olan Van kedilerinin neslini korumak ve orijinal formunu gelecek kuşaklara aktarmak için bilimsel bir seferberlik yürütülüyor. Bu kapsamda her bir yavrunun şeceresi tutulurken, ırkın saflığını bozan etkenlerle mücadele ediliyor.

"Genetik kirlilik" tehlikesine karşı alınan önlemleri ve merkezin 2026 vizyonunu paylaşan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Abdullah Kaya, sürece dair şu bilgileri aktardı.

"Anatomik yapısı yüzmeye tam uygun"

Prof. Dr. Abdullah Kaya, Van kedisinin ayırt edici fiziksel özellikleri hakkında şu bilgileri verdi: "Bir kedinin görsel olarak orijinal Van kedisi sayılabilmesi için postunun bembeyaz olması gerekir; farklı renkler ırkın saflığını yansıtmaz. Kulakları orta boy, gözleri badem formunda olan bu hayvanlar, aslanı andıran yürüyüşü ve 'gülen yüz' ifadesiyle karakterizedir. Özellikle suyu ve banyoyu sevmeleri sadece bir uydurma değil, tamamen anatomik yapılarının yüzmeye uygun olmasından kaynaklanan doğal bir içgüdüdür."

Vanspor’dan, Osman Zeki Korkmaz’a teşekkür
Vanspor’dan, Osman Zeki Korkmaz’a teşekkür
İçeriği Görüntüle

Abdullah KayaVan YYÜ Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Abdullah Kaya

"5 yıllık şecereyle genetik kirliliği önlüyoruz"

Irkın saflığını korumak için yürütülen ayıklama çalışmalarına değinen Kaya: "Zamanla farklı hayvanlarla çiftleşmeler sonucu oluşan genetik kirliliği ortadan kaldırmak için yoğun bir mesai harcıyoruz. Merkezimizdeki tüm hayvanların en az 5 yıllık soy ağacı kayıtları bizde mevcut. Annesinden dedesine kadar tüm geçmişini bildiğimiz hayvanlardan orijinal forma en yakın olanları çoğaltıyoruz. Standartları karşılamayanları ise çiftleşme programından çıkarıyoruz. Bu sayede her geçen yıl çok daha kaliteli ve orijinal yavrular elde ediyoruz."

Van Kedi̇si̇ 3-2

"Tek gözlü yavru oranı yüzde 16 civarında"

Kaya, "Orijinal anne ve babadan doğan yavruların gözleri kehribar veya turkuaz olabiliyor. Ancak halk arasında en çok ilgi gören, bir gözü turkuaz diğeri kehribar olan 'tek göz' yavruların doğma oranı yüzde 16 seviyesindedir. Bu özel yavrular daha az sayıda dünyaya geldiği için onlara karşı çok daha korumacı davranıyoruz. Diğer göz renklerine sahip olanlar da öz be öz Van kedisidir ancak tek gözlülerin nadirliği bizim için onları daha kıymetli kılıyor,” dedi.

Van Kedi̇ Vi̇llasi

"Van Kedisi bu bölgenin folklorik değeridir"

Van kedisinin turizm ve kültür üzerindeki etkisini vurgulayan Kaya, şu açıklamayı yaptı: "Eskiden Van'da her evde bir kedi vardı. Şimdi ise nüfus artmasına rağmen hayvan sayısı azalmış durumda. Bizim en büyük hedefimiz 'Her eve bir Van kedisi' projesini hayata geçirmek. Bu canlılar Van'ın bir parçası, bir turizm ikonudur. Orijinal gen yapısını bozmamak adına il dışına çıkışları belli oranlarda kontrol altında tutuyoruz. Amacımız, bu değerin kendi ana vatanında en güçlü şekilde korunmasını sağlamaktır."

Van Kedi̇si̇ 2-1

"2026 yılında hedefimiz orijinal yavru miktarını artırmak"

Kaya,"2025 yılı hedeflerimizi beklentilerimizin üzerinde bir başarıyla geride bıraktık. 2026 yılında ise bu çıtayı daha yukarı taşıyarak, doğan her yavrunun tam anlamıyla orijinal formda olmasını sağlamaya çalışacağız. Islah çalışmalarımız kapsamında sahiplendirme yaparak bu sevgiyi Türkiye geneline yaymak istiyoruz. Nesli koruma altındaki bu canlıları eski ihtişamlı günlerine döndürmek için bilimsel çalışmalarımıza titizlikle devam edeceğiz,” ifadelerini kullandı.

Muhabir: TÜLAY GÜVEN-BÜŞRA TAMAN