Van’da sokak hayvanlarına yönelik gönüllü çalışmalar, bireysel çabalarla başlayıp bugün kurumsal bir yapı içinde devam ediyor. 2018’den bu yana dağ başlarında besleme yapan, yaralı ve hasta hayvanları tedavi ettiren, ihbarlara koşan gönüllü kadınların mücadelesi zamanla büyüyerek Van Hayvan Sesi Derneği adını aldı. Kentte artan ihtiyaç, ağırlaşan kış koşulları ve sahipsiz hayvanların maruz kaldığı şiddet, yapılan çalışmaların önemini her geçen gün artırıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan dernek başkanı Sabriye Yazıcı, desteklerin sınırlı olmasına rağmen “Mecburiyetten doğan bir mücadeleyi sürdürdüklerini” vurguladı.
“Bizim hikayemiz mecburiyetten doğdu”
Derneğin temellerinin nasıl atıldığına değinen Sabriye Yazıcı, “2018 yılında dernek kurulmadan çok önce bir araya gelerek hayvanları kurtarmaya çalışan dört kadının mücadelesi aslında bizim hikayemiz. 2022 yılında sevgili mali müşavirimiz Züleyha Öztürk destekleriyle resmi olarak derneğimizi kurduk. Bizi buraya iten motivasyon değil maalesef mecburiyetti,” dedi.
Kış koşullarının yarattığı zorluklar
Dağlık bölgelerde yapılan beslemelerin zorluklarına işaret eden Yazıcı, “19-20 yaşlarında başlayan ve dağ başlarında köpekleri besleyerek geçen koca 8 sene. Kapanan yollar, sis, yağış ve buz gibi hava hepsi besleme sürelerimizi 3-4 saate çıkarmakta,” ifadelerini kullandı.
Sabriye Yazıcı
“Barınağımız yok, besleme hayati önem taşıyor”
Sahip oldukları imkânların sınırlı olduğunu anlatan Yazıcı, “Bizlere ait bir barınak bulunmamaktadır. Kış ayında beslenme ihtiyacı hayati bir önem taşıyor çünkü köpeklerimiz 16-17 saat, kedilerimiz 5-6 saat aç kalmaları durumunda ölebiliyorlar,” dedi.
“Van’da bir kurumdan destek alamadık”
Kentte destek eksikliğine dikkat çeken Yazıcı, “Koskoca Van ilimizde bir iş adamı veya bir kurumun desteğini alamadık. Destekçilerimiz bireysel gönüllülerimiz ve birkaç iş yeri olan dostlarımız,” şeklinde konuştu.
“Her cana ulaşmak için çabalıyoruz ama bazen eksik kalıyoruz”
Dernek faaliyetlerini özetleyen Yazıcı, “Mevsim fark etmeksizin sürekli ihbarlar geliyor. Haytap ile iş birliği sayesinde gelen mamaları sokak hayvanlarına ulaştırıyoruz. Ağır vakalar her zaman önceliğimiz ve tedavi sonrası şehir içi-dışı hatta yurt dışına yuvalandırana kadar koruma altına alıyoruz,” ifadelerini kullandı.
“Sokak hayvanları canavar değil; üretim cehennemi kapatılmalı”
Gündemdeki yasaya ve toplama uygulamalarına değinen Yazıcı, “Beslediğimiz hayvanlarımızın artık 3’te 1’i var ve diğerleri kayıp. İnsanlarımız üretimden gelen cins hayvanları sahipleniyor, sıkılınca sokağa atıyor,” dedi.
Yazıcı, “Sokak hayvanları canavar değil, onlar yüzyıllar önce insanların menfaatleri için evcilleştirilmiş canlılar. Amacımız merhameti ve farkındalığı artırmak, yaşam haklarını korumak,” diye konuştu.





