Türkiye genelinde son dönemde artan gıda fiyatları, özellikle doğu illerinde daha belirgin hissedilirken Van’da sebze ve meyve fiyatlarının yüksekliği ile ürün kalitesine yönelik şikâyetler kamuoyunda sıkça dile getiriliyor.

Kentte satılan ürünlerin neden pahalı olduğu, neden yeterince taze ve kaliteli olmadığı sorusu hem tüketicilerin hem de esnafın gündeminde yer alıyor. Van’ın sebze ve meyve üretiminin yoğun olduğu batı bölgelerine uzaklığı, nakliye süreçleri, soğuk zincir eksiklikleri ve artan maliyetler bu tabloyu belirleyen temel unsurlar arasında gösteriliyor.

Konuyla ilgili Gıda Mühendisi Sedad Bayık ve Pazar Esnafı Cafer Borak, değerlendirmelerini VanHaber.tr’ye anlattı.

"Soğuk zincir yetersizliği kalite kaybına yol açıyor"

Van’da sebze ve meyvenin pahalı ve kalitesiz algılanmasının temel nedeninin muhafaza ve taşıma zincirindeki kopukluklar olduğuna değinen Sedad Bayık, “Van, sebze ve meyve üretiminin yoğun olduğu batı bölgelerine uzak olduğu için ürünler kente ulaşana kadar uzun bir yol kat ediyor. Bu süreçte soğuk zincirin yeterince korunamaması, ürünlerin raf ömrünü kısaltıyor ve ciddi kalite kaybına yol açıyor,” dedi.

Nakliye ve fire maliyetlerinin fiyatları doğrudan artırdığını vurgulayan Bayık, “Bunun yanı sıra nakliye ve fire maliyetleri de fiyatları yukarı çekiyor. Sebze ve meyvede kalite kaybı genellikle tarlada değil, hasattan sonraki süreçte başlıyor,” ifadelerini kullandı.

Van Manav Tezgahlları

“Ürünün aşamalarında yapılan hatalar kalite kaybına neden oluyor”

Hasat sonrası yapılan hataların ürün kalitesini hızla düşürdüğünü ifade eden Bayık, “Uygun olmayan hasat zamanı, ürünün erken ya da geç toplanması; taşıma sırasında darbe ve ezilme; depolamada yanlış sıcaklık ve nem koşulları ciddi kalite kaybına neden oluyor,” dedi.

Van’a gelen ürünlerin büyük bölümünün soğutmalı araçlarla taşınmadığını belirten Bayık, “Ürünlerin hemen hepsi standart kamyonlarla taşınıyor. Bu durum özellikle yaz aylarında hem besin değerini hem de ürünün görünüşünü olumsuz etkileyek; sonuç olarak tüketiciye ulaşan ürün tazeliğini kaybediyor ve raf ömrü kısalıyor,” şeklinde konuştu.

“Yüksek sıcaklık ve nem; küf ve mikroorganizma gelişimini artırır”

Uzun mesafeli taşıma ve uygun olmayan depolama koşullarının sağlık açısından da risk taşıdığını vurgulayan Bayık, “Uygun olmayan koşullarda taşınan ve depolanan sebze ve meyvelerde vitamin değerleri hızla azalır. Yüksek sıcaklık ve nem, küf ve mikroorganizma gelişimini artırır. Bu durum bazen gözle fark edilmeyen ancak sağlık açısından riskli olabilecek bozulmalara yol açabilir,” dedi.

Çürümeye yakın ürünlerin tüketilmemesi gerektiğini belirten Bayık, “Özellikle çürümüş tarafı kesilerek kalan kısmın yenilmesi doğru değildir,” uyarısında bulundu.

"Doğal yapısından farklı görünen ürünlere şüpheyle yaklaşılmalı"

Tüketicilerin mevsiminde üretilen ürünleri tercih etmesinin önemine değinen Bayık, “Doğal görünümlü, canlı renklerde, anormal derecede büyük olmayan ve kendine özgü doğal kokusu olan ürünler tercih edilmelidir. Aşırı parlak ya da doğal yapısından farklı görünen ürünlere şüpheyle yaklaşılmalıdır,” dedi.

Açıkta satılan ürünlerin risk taşıdığına da dikkat çeken Bayık, “Dış ortamda sergilenen sebze ve meyveler egzoz gazı, toz ve çevresel kirleticilere maruz kalıyor. Akşam saatlerinde ise haşere ve kemirgen teması riski artıyor. Bu durum ciddi bir gıda güvenliği sorunudur,” ifadelerini kullandı.

Vazn Manav Tezgahı

IPARD III kapsamında 30 milyon avroluk yeni destek çağrısı
IPARD III kapsamında 30 milyon avroluk yeni destek çağrısı
İçeriği Görüntüle

“Kaliteli ürünler genelde ihracata gidiyor”

Van’daki pazar tezgâhlarına gelen ürünlerin kalitesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan pazar esnafı Cafer Borak, “Üretim yerlerinde ürünler birinci, ikinci ve üçüncü kalite olarak ayrılıyor. Genellikle birinci kalite ürünler ihracata gidiyor. Daha kaliteli ürünler batı illerine gönderilirken doğu illerine gelen ürünlerin kalitesi bir tık daha düşük olabiliyor. Bu durum Van’a özgü değil, doğunun genelinde gözlemleniyor,” dedi.

“Soğuk hava ve maliyetler fiyatları artırdı”

Kış şartlarının ve maliyet artışlarının fiyatları etkilediğini belirten Borak, “Bu yıl kışın sert geçmesi sebze fiyatlarını bir miktar yükseltti. Özellikle domates, salatalık gibi su oranı yüksek ürünler soğuktan daha çabuk etkileniyor. Narenciye ürünleri ise bu durumdan daha az etkileniyor,” ifadelerini kullandı.

“Sebze fiyatlarında genel olarak yükselme var”

Geçmiş yıllarla kıyaslama yapan Borak, “Her üründe aynı anda artış olmuyor, arz-talep dengesine göre değişiyor. Biber çeşitlerinde geçen yıla göre ciddi bir fark yok. Ancak geçen yıl limonda arz sıkıntısı vardı; bu yıl limon ve narenciye ürünleri geçen seneye göre biraz daha ucuz. Sebze fiyatlarında ise genel olarak yükselme söz konusu,” dedi.

“Nakliye, bedava ürünü bile pahalıya getiriyor”

Nakliye ve işçilik maliyetlerinin esnaf üzerindeki baskısına dikkat çeken Borak, “Bir ürünü bedava alsanız bile buraya gelene kadar nakliye ve işçilikle birlikte kilo başına 8-10 liraya mal olabiliyor. Yerindeki işçilik, nakliye ve buradaki işçilik maliyetleri fiyatlara doğrudan yansıyor,” dedi.

“Üretici desteklenirse fiyatlar düşer”

Tüketicilerin fiyatlardan şikâyetçi olduğunu belirten Borak, “Biz de maliyetler nedeniyle zorlanıyoruz. Yetkililerden maliyetleri düşürmeye yönelik destek bekliyoruz. Üretici desteklenirse fiyatlar bir miktar düşebilir,” şeklinde konuştu.

Muhabir: TÜLAY GÜVEN